<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:image="http://purl.org/rss/1.0/modules/image/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Haber16 - Bursa Haberleri ve Son Dakika Haberler, Haber - Yaşam</title>
    <description>Bursa ile ilgi son dakika bursa güncel haberleri ve Türkiye gündemine ait en son haberleri, gündemdeki sıcak gelişmeler ile bursa haberleri haber16.com&#39;da.</description>
    <link>https://www.haber16.com</link>
    <atom:link href="https://www.haber16.com/xml/rss_google.php?KatId=22" rel="self" type="application/rss+xml" />    
<item>
		   <title>Araştırma ortaya koydu! Kadınlar erkeklerden fazla uyuyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/arastirma-ortaya-koydu-kadinlar-erkeklerden-fazla-uyuyor/1732229/</guid>
		   <description>Türkiye’de geçen yıl 10 yaş ve üzeri bireyler, günde ortalama en fazla zamanı 8 saat 55 dakikayla uykuya ayırırken kadınların günde ortalama 9 saat, erkeklerin de 8 saat 49 dakika uyudukları hesaplandı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/arastirma-ortaya-koydu-kadinlar-erkeklerden-fazla-uyuyor-9956.jpeg" />
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “Zaman Kullanım Araştırması&quot;nın sonuçlarını açıkladı.

Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında yapılan araştırmada bireylerin yaş, cinsiyet ve çalışma durumu gibi değişkenlere göre, bir günlerini hangi faaliyetlere ne kadar süre ayırarak geçirdikleriyle ilgili bilgiler yer alıyor.

Buna göre, uykuya ayrılan zaman geçen yıl 10 yaş ve üzeri fertler için günde ortalama 8 saat 55 dakika oldu. Kadınlar, günde ortalama 9 saat uyurken erkeklerde bu süre 8 saat 49 dakika olarak gerçekleşti.

Uykuya ayrılan süre, hafta içi günde ortalama 8 saat 41 dakika iken hafta sonu 9 saat 28 dakika olarak ölçüldü.

Uykudan sonra bu süreyi 3 saat 15 dakikayla yemek ve diğer kişisel bakım, 2 saat 25 dakikayla istihdam faaliyetleri (işte geçirilen zaman, iş arama vb.), 2 saat 22 dakikayla hane halkı ve aile bakımı takip etti.

Evde çalışan kadınlar 2 saat 38 dakika, erkekler 47 dakika ayırıyor

Yaşı 15 ve üzeri bireylerin, 24 saatte yaptıklarına bakıldığında, istihdamla ilgili faaliyetlere ayrılan toplam süre, kişi başına ortalama 2 saat 39 dakika olarak hesaplandı.

Çalışan fertlerin, günde ortalama 5 saat 41 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları belirlendi. Çalışan erkeklerin günde ortalama 6 saatlerini, çalışan kadınların ise 4 saat 58 dakikalarını istihdamla ilgili faaliyetlere ayırdıkları tespit edildi.

Yaşı 15 ve üzeri bireylerin hane halkı ve aile bakımına ayırdıkları zaman cinsiyetlere göre incelendiğinde, kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı görüldü.

Çalışma durumuna göre değerlendirildiğinde, çalışan kadınların hane halkı ve aile bakımına günde ortalama 2 saat 38 dakika, çalışan erkeklerin 47 dakika ayırdıkları tespit edildi.

Çalışmayan kadınların bu faaliyete günde ortalama 4 saat 33 dakika, çalışmayan erkeklerin ise 1 saat 17 dakika ayırdığı hesaplandı.

Sosyal yaşama ve eğlenceye en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler harcadı

Bireylerin gün içinde en az zaman ayırdıkları faaliyet, ortalama 12 dakikayla spor ve doğa sporları oldu. Kadınlar, bu faaliyetlere günde ortalama 9 dakika, erkekler ise 16 dakika ayırdı.

Spor ve doğa sporlarının ardından fertlerin en az zaman ayırdığı faaliyetler, sırasıyla 26 dakikayla hobiler ve oyunlar, 37 dakikayla gönüllü işler ve toplantılar oldu.

Yaş gruplarına göre ortalama faaliyet süreleri incelendiğinde, uyku, eğitim, hobiler ve oyunlar ile spor ve doğa sporları faaliyetlerine en fazla zamanı 10-14 yaş grubundaki bireylerin ayırdığı belirlendi.

Bu yaş grubundaki fertlerin, hobi ve oyun faaliyetlerine ayırdıkları süre 1 saat 9 dakika, spor ve doğa sporlarına ayırdıkları süre ise 27 dakika oldu.

Sosyal yaşama ve eğlence faaliyetlerine en fazla zamanı 15-24 yaş grubundakiler ayırdı. Televizyon izleme, radyo ve müzik dinleme ile gönüllü işler ve toplantılara en fazla zamanı, 55 yaş ve üzeri yaş grubundaki bireylerin ayırdığı tespit edildi.

Futbol oynayanlar azaldı, voleybol oynayanlar arttı

Son 4 hafta içinde 10 yaş ve üzeri fertlerin gerçekleştirdikleri sportif faaliyetler incelendiğinde, yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu, yüzde 4,1 ile futbol ve yüzde 2,5 ile aletli spor faaliyetleri dikkati çekti.

2015 ile 2025 yılları karşılaştırıldığında futbol oynadıklarını belirten bireylerin oranının yüzde 5,2’den yüzde 4,1’e gerilediği, voleybol oynadıklarını ifade eden fertlerin oranının ise yüzde 0,9’dan yüzde 1,4’e çıktığı belirlendi.

10 yaş ve üzeri bireylerin son 4 hafta içindeki eğlence ve kültür faaliyetleri incelendiğinde, en fazla yapılan faaliyetlerin yüzde 88,8 ile televizyon izlemek, yüzde 71,7 ile sosyal medyada vakit geçirmek ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretinde bulunmak olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, erkeklerde yüzde 77 iken kadınlarda yüzde 66,6 olarak gerçekleşti.

2015 yılının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında 2025’te en yüksek artış, sosyal medyada vakit geçiren bireylerin oranında oldu. Sosyal medyada vakit geçirenlerin oranı, 2015’te yüzde 33,9 iken 2025’te yüzde 71,7’ye yükseldi.

2015 yılına göre en belirgin azalış ise gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma faaliyetinde gerçekleşti. Bu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 39,4’ten yüzde 20,1’e düştü.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:54:25 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>İşte dünyanın en yaşlı kardeşleri!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/iste-dunyanin-en-yasli-kardesleri/1731994/</guid>
		   <description>Toplam yaşları 316 olan ve Guinness tarafından dünyanın yaşayan en yaşlı üç kardeşi olarak kayda geçirilen Brezilyalı üç kız kardeş, uzun yaşamın sırlarını çözmeyi amaçlayan araştırmanın odağına yerleşti.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/iste-dunyanin-en-yasli-kardesleri-7271.jpg" />
Toplam yaşları 316 olan Brezilyalı üç kız kardeş, Guinness Dünya Rekorları tarafından bu ay yaşayan en yaşlı üç kardeş olarak tescillendi. Bilim insanları ise kardeşlerin genetik özelliklerinin uzun ve sağlıklı yaşamın sırlarını ortaya çıkarmaya yardımcı olabileceğini düşünüyor.

 

Brezilya’daki Sao Paulo Üniversitesi’nden bilim insanı Mayana Zatz’ın yürüttüğü DNA Longevo Projesi, yaşlanmanın biyolojik nedenlerini araştırıyor. Araştırma kapsamında, ileri yaşlarına rağmen fiziksel ve zihinsel sağlıklarını koruyan kişilerin genetik yapıları inceleniyor.



 

Üçlü, uzun yaşam kayıtlarını doğrulayan uluslararası kuruluş LongeviQuest tarafından tespit edilerek Guinness Dünya Rekorları’na aday gösterildi.

AMAÇ KORUYUCU GENLERİ BELİRLEMEK

Araştırmacılar, 90 yaşını aşan ve 100 yaşını geçen bireyleri kırılganlık, bilişsel gerileme veya kronik hastalık geliştiren kişilerle karşılaştırarak uzun yaşamla ilişkili biyolojik özellikleri belirlemeyi hedefliyor.

Projenin koordinatörü Mayana Zatz, “DNA analizleriyle koruyucu genleri arıyoruz ve bunlardan birden fazlasının var olduğunu biliyoruz. Özellikle aynı aileden birden fazla 100 yaşını aşmış birey bulunduğunda, bu genleri tespit etme şansımız artıyor.&quot; dedi.

Bilim insanları, ileri yaşlarda sağlığın korunmasında kalıtsal faktörlerin çevresel etkenlerden daha belirleyici olabileceğini düşünüyor.

GUINNES REKORUNDAN LABORATUVARA 

Rio de Janeiro’da yaşayan kardeşler 109 yaşındaki Levita de Deus Nunes, 104 yaşındaki Zoraide de Deus Mota ve 103 yaşındaki Zulina de Deus Nunes. Üçlü, uzun yaşam kayıtlarını doğrulayan uluslararası kuruluş LongeviQuest tarafından tespit edilerek Guinness Dünya Rekorları’na aday gösterildi.

LongeviQuest Yöneticisi Ben Meyers, “Kız kardeşlerin bu yaşlara ulaşmasında güçlü bir genetik etken olduğu açık. Ancak birbirlerine yakın yaşamaları sayesinde ihtiyaç duyduklarında aile desteği alabiliyorlar. Dolayısıyla güçlü bir sosyal destek ağı da önemli rol oynuyor.&quot; ifadelerini kullandı.

 

SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ YAŞAM

Kız kardeşler uzun ömürlerini sağlıklı beslenmeye ve aktif bir yaşam sürmelerine bağlıyor.

103 yaşındaki Zulina, çocukluğunu nehirlerde yüzerek ve balık tutarak geçirdiğini anlatarak, “Her şey tazeydi. O zamanlar buzdolabımız bile yoktu.&quot; dedi.

104 yaşındaki Zoraide ise anne sütünün önemine dikkat çekerek, “Emzirmek inanılmaz derecede önemli.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

 

SIRADAN HAYATLAR, SIRA DIŞI BİR ÖMÜR

Kardeşlerin yaşam öyküleri ise oldukça sıradan. Levita önce el sanatlarıyla uğraştı, ardından bir televizyon kanalında çalıştı. Zoraide hemşire olarak görev yaptı ve beş çocuk büyüttü. Ev hanımı olan Zulina ise altı çocuk yetiştirdi.

109 yaşındaki Levita, geriye dönüp baktığında pişmanlık duymadığını belirterek, “Güzel bir çocukluk ve gençlik geçirdim. Şikayet edecek hiçbir şeyim yok.&quot; dedi.

 

HEDEF 500 ASIRLIK İNSAN

Araştırmacılar, yaşam tarzından ziyade genetik faktörlerin kalp, kas sistemi ve bilişsel işlevleri yaşlanmanın olumsuz etkilerine karşı nasıl koruduğunu anlamayı amaçlıyor.

Araştırma ekibinden Joao Paulo Guilherme, çalışmanın nihai hedefinin 500’den fazla 100 yaşını aşmış kişiye ulaşarak uzun yaşamın genetik temellerine ilişkin daha kesin sonuçlara ulaşmak olduğunu söyledi.

kaynak:Reuters
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:46:18 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yazın bitkileri sulamak için en doğru saat açıklandı! Meğer yıllardır yanlış biliyormuşuz...</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/yazin-bitkileri-sulamak-icin-en-dogru-saat-aciklandi-meger-yillardir-yanlis-biliyormusuz/1730261/</guid>
		   <description>Evinde, balkonunda veya bahçesinde bitki yetiştirenler ekran başına! Birçok kişinin doğru bildiği o büyük yanlış ezber bozuyor. Bahçe uzmanları, bitkilerin kuruyup solmasını ve ’telafisi imkansız hasarlar’ almasını önlemek için sulama yapılması gereken o kritik saat aralığını duyurdu. İşte bitkileri...</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/yazin-bitkileri-sulamak-icin-en-dogru-saat-aciklandi-meger-yillardir-yanlis-biliyormusuz-2.jpg" />
Özellikle yaz aylarında ve sıcak havalarda bitkileri sulamanın altın bir saati olduğunu biliyor muydunuz? Doğru zamanlama, bitkinizin hayatta kalması için hayati önem taşıyor. Buradaki en temel amaç; suyun güneş altında hızla buharlaşmasını önlemek ve bitkilerin, kavurucu sıcaklık nemi topraktan çekmeden önce suyu iyice emmesini sağlamak. Günün doğru saatini seçmek, bitkiyi strese sokmuyor ve mantar gibi ölümcül hastalıklardan koruyor. Peki, uzmanlara göre bahçe ve saksı bitkileri ne zaman sulanmalı? İşte yanıtı… SAKIN SABAHI BEKLEMEYİN!

İŞTE O ALTIN ST ARALIĞI

Bahçecilik uzmanlarına göre, bitkileri sulamak için günün en doğru zamanı, havada hala biraz ışık ve hafif bir sıcaklığın olduğu öğleden sonra geç saatler veya akşamüstü (saat 16:00 ile 18:00 arası) olarak açıklandı. Birçok kişi sulama için sabah erken saatleri tercih etse de uzmanlar ezber bozan bir uyarıda bulunuyor: Bitkilere akşamüstü su vermek, onları ertesi sabaha kadar susuz bırakıp telafisi imkansız hasarlar görmelerine izin vermekten çok daha iyidir. Özellikle aşırı sıcak dönemlerde toprak çok hızlı kuruyor ve bitkiler hayatta kalabilmek için acilen neme ihtiyaç duyuyor. Bu gibi durumlarda bitkinin acil su ihtiyacı, sabahı beklemenin getireceği risklerden çok daha ağır basıyor. HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARMAMAK İÇİN BUNA DİKKAT! Uzmanlar, akşamüstü ve akşam saatlerinde yapılacak sulamalar için çok kritik bir teknik uyarıda bulunuyor. Sulama yaparken suyu asla yaprakların üzerine değil, doğrudan kök bölgesine hedeflemeniz gerekiyor. Çünkü gece boyu nemli ve ıslak kalan yapraklar, bitki hastalıklarına ve mantara çok hızlı davetiye çıkarıyor.

DENEYİMLİ BAHÇIVANLAR DA AYNI FİKİRDE

Sosyal medyadaki deneyimlerini paylaşan yüzlerce bahçıvan, en iyi verimi akşamüstü sulamasında aldıklarını belirtiyor: Saat 17:00 - 17:30 arası en iyisi: Bahçe meraklıları, güneşin doğrudan dik açıyla gelmeyi bıraktığı 17:00 civarının toprağın suyu emmesi için en ideal zaman olduğunu söylüyor. Bitkilere sabaha kadar zaman tanıyor: Akşamüstü sulanan bitki, gece boyu serin havada suyu rahatça bünyesine alabiliyor. Gün ortasında yapılan sulama ise daha toprağa ulaşmadan buharlaşıp gidiyor. Çimler için istisna: Konu çim fıskiyeleri olduğunda ise uzmanlar sabah 06:00 civarını öneriyor. Çünkü çimlerin gece boyu sırılsıklam kalması çürüme riskini artırıyor. HER BİTKİNİN İHTİYACI FARKLI! Unutmamak gerekir ki bir bitkinin ihtiyaç duyduğu su miktarı; konumuna, türüne, saksıda mı yoksa bahçede mi olduğuna ve toprak yapısına göre değişir. Çoğu bitki ilkbahar yağmurlarıyla idare edebilirken, yaz mevsimi gelip kavurucu sıcaklar başladığında su talepleri ciddi oranda artış gösterir. Bu yüzden toprağı düzenli kontrol etmek ve saat 16:00 - 18:00 aralığını kaçırmamak büyük önem taşıyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 16:04:59 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Sinema biletlerine yüzde 70&#39;e kadar indirim</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/sinema-biletlerine-yuzde-70-e-kadar-indirim/1730253/</guid>
		   <description>Sinema biletlerinde öğrenci ve kamu çalışanlarına yüzde 40’a, engelli, şehit yakını ve gazilere yüzde 50’ye, “film özel bileti&quot; uygulamasında ise yüzde 70’e kadar indirim yapılabilecek.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/sinema-biletlerine-yuzde-70-e-kadar-indirim-6922.jpg" />
“Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik&quot; Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelikle, film yapımcıları ile gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılacak sözleşmeler çerçevesinde belirli yapımlar için “film özel bileti&quot; satışı gerçekleştirilebilecek. Böylece belirlenen filmler için özel fiyatlandırma ve satış uygulamaları mümkün hale gelecek.

İndirimli bilet satışlarına ilişkin esaslar da güncellendi. Buna göre, öğrenciler, halk günü uygulamalarından yararlanan izleyiciler, belirli yaş gruplarındaki kişiler ve kamu meslek gruplarına yönelik biletlerde tam bilet ücreti üzerinden en fazla yüzde 40 indirim yapılabilecek.

Engelliler, şehit yakınları ve gaziler için sunulan biletlerde ise indirim yüzde 50’ye kadar uygulanabilecek. Aynı oran sabah seansları ile kurum ve izleyici özel biletleri için de geçerli olacak.

“Türkiye genelindeki sinemalarda geçerli olacak&quot;

İnternet üzerinden satın alınan sinema biletlerinde mevcut indirimlerin yanı sıra yüzde 10’a kadar ek indirim uygulanabilecek.

Film özel biletlerinde ise tam bilet fiyatı üzerinden yüzde 70’i geçmeyecek şekilde indirim yapılabilecek. İndirim oranları ve sabit fiyatlar, sinema salonu işletmecisi ile filmin yapımcısı veya dağıtımcısı arasında yapılacak sözleşmeyle belirlenecek.

Yönetmelik kapsamında, film özel biletlerine ilişkin bilgilerin, Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenen sinema salonu işletmecisi dernekleri ile yapımcı meslek birliklerinin yetkilendireceği altyapılar aracılığıyla Bakanlığa iletilmesi zorunlu hale getirildi.

İzleyici özel bileti ve film özel bileti kapsamında uygulanacak indirimler, sisteme dahil olan ve Türkiye genelinde faaliyet gösteren sinema salonlarında geçerli olacak.

Mevcut indirimler devam edecek

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yönetmelik değişikliği mevcut indirim uygulamalarını etkilemeyecek.

Türkiye genelindeki sinema salonlarında uygulanan “Her Çarşamba Sinema Günü&quot; kampanyası da sürecek.

Kampanya kapsamında katılımcı sinema salonlarında biletler 140 lira sabit fiyatla satışa sunuldu.

Uygulama, özellikle öğrenciler ve ailelerden yoğun ilgi görüyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:52:52 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Psikologlara göre mutlu İnsanların sahip olduğu 7 alışkanlık</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/psikologlara-gore-mutlu-insanlarin-sahip-oldugu-7-aliskanlik/1728824/</guid>
		   <description>Harvard, Yale ve diğer önde gelen üniversitelerin araştırmaları, daha mutlu bir yaşamın sırlarını ortaya çıkardı. İşte psikologların mutluluğu artırdığına dikkat çektiği 7 etkili alışkanlık...</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/psikologlara-gore-mutlu-insanlarin-sahip-oldugu-7-aliskanlik-2073.jpg" />
"Mutluluk nedir ve ona nasıl ulaşılır?" sorusu, yüzyıllardır filozofların ve düşünürlerin gündeminde yer alıyor. Günümüzde ise psikoloji bilimi, bu konuya ilişkin önemli ipuçları sunuyor. Çok sayıda araştırma, yaşamından memnun insanların daha başarılı kariyerlere sahip olduğunu, daha yüksek gelir elde ettiğini, daha sağlıklı ilişkiler kurduğunu ve ortalama olarak daha uzun yaşadığını gösteriyor.

Uzmanlara göre mutluluğun kaynağı yalnızca sahip olunan maddi imkanlar değil, kişinin günlük yaşamında yaptığı seçimler ve geliştirdiği alışkanlıklar da büyük önem taşıyor. İşte bilimsel çalışmaların öne çıkardığı yedi etkili yöntem:

1.

Değerlerinizle Örtüşen Hedefler Belirleyin Araştırmalar, kişinin kendi inançları ve değerleriyle uyumlu hedeflere yönelmesinin mutluluk düzeyini artırdığını gösteriyor.

İnsan, benimsediği ve anlam yüklediği amaçlara ulaşmak için daha fazla çaba harcıyor. Bu süreç yalnızca başarı hissi yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda yaşamdan alınan tatmini de güçlendiriyor.

2.

Yaptığınız İşte Anlam Bulmaya Çalışın Psikologlar, insanların işlerine farklı gözlerle baktığını belirtiyor: Kimi için iş yalnızca gelir kaynağı, kimi için kariyer basamağı, kimi içinse daha büyük bir amaca hizmet etmenin yolu. Araştırmalara göre yaptığı işin topluma veya çevresine katkı sağladığını düşünen kişiler, genel yaşam memnuniyetinde daha yüksek puanlar alıyor.

3.

Sosyal Çevrenizi Güçlendirin Yakın ilişkiler kurmak ve sosyal bağları canlı tutmak mutluluğun temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak sadece insanlarla vakit geçirmek değil, ilişkilerde aktif rol almak ve çevrenizle güçlü bağlar oluşturmak da psikolojik iyi oluş üzerinde önemli bir etkiye sahip.

4.

Kalıcı ve Güvenilir İlişkiler Kurun Uzun süreli ilişkiler ve sağlam birliktelikler, insanların zor dönemlerle daha kolay başa çıkmasına yardımcı oluyor. Araştırmalar, özellikle stresli yaşam evrelerinde güçlü bir partner desteğine sahip olmanın yaşam doyumunu artırdığını gösteriyor. Güvene dayalı ilişkiler, bireyin duygusal dayanıklılığını güçlendiriyor.

5.

Beslenmenize Daha Fazla Meyve ve Sebze Ekleyin Sağlıklı beslenmenin yalnızca fiziksel değil, zihinsel sağlık üzerinde de etkili olduğu biliniyor. Özellikle taze meyve ve sebze tüketiminin artmasıyla daha olumlu ruh hali arasında bağlantı bulunduğunu gösteren çalışmalar mevcut. Düzenli ve dengeli beslenme, kişinin kendini daha enerjik ve iyi hissetmesine katkı sağlayabiliyor.

6.

Düzenli Hareket Etmeyi İhmal Etmeyin Her yaş grubunda yapılan araştırmalar, fiziksel aktivitenin yaşam memnuniyetiyle yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Yürüyüş, koşu, bisiklet veya herhangi bir egzersiz türü; stres seviyesini azaltırken mutluluk hissini destekleyen biyolojik süreçleri de harekete geçiriyor. Küçük ve uygulanabilir planlar yapmak, egzersizi günlük rutine dönüştürmeyi kolaylaştırabiliyor.

7.

Eşyadan Çok Deneyimlere Yatırım Yapın Psikoloji alanındaki birçok çalışma, insanların maddi ürünlerden aldıkları mutluluğun zamanla azaldığını gösteriyor. Buna karşılık seyahatler, konserler, yeni aktiviteler veya özel anılar oluşturan deneyimler daha kalıcı bir memnuniyet sağlayabiliyor. İnsanlar yıllar sonra satın aldıkları bir ürünü unutabilirken, unutulmaz bir deneyimin hatırasını uzun süre taşıyabiliyor.

Mutluluk çoğu zaman dış koşullardan çok, günlük yaşamda yapılan tercihlerle şekilleniyor. Kişisel değerlerle uyumlu hedefler belirlemek, anlamlı ilişkiler kurmak, aktif bir yaşam sürmek ve deneyimlere önem vermek; araştırmaların ortaklaştığı temel mutluluk kaynakları arasında yer alıyor. Küçük ama bilinçli adımlar, uzun vadede yaşam kalitesinde önemli değişimler yaratabiliyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:29:17 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Görenler tarifini almak için sıraya girecek! Ezber bozan lezzetiyle çay saatinin yeni yıldızı: ızgara havuçlu meze!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/gorenler-tarifini-almak-icin-siraya-girecek-ezber-bozan-lezzetiyle-cay-saatinin-yeni-yildizi-izgara-havuclu-meze/1728336/</guid>
		   <description>Çay saatleri yalnızca birbirinden enfes ikramların değil, dostluğun ve en tatlı sohbetlerin paylaşıldığı en özel anlardır. Klasik, kalıplaşmış çay saati menülerinin tamamen ötesine geçen, yaratıcılığı ve lezzeti tek bir masada buluşturan davet sofraları, konuklar için unutulmaz birer deneyime dönüşü...</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/gorenler-tarifini-almak-icin-siraya-girecek-ezber-bozan-lezzetiyle-cay-saatinin-yeni-yildizi-izgara-havuclu-meze-5503.jpg" />
Bazı sofralar vardır; daha kapıdan içeri adım attığınız anda sizi etkisi altına alır. Geçtiğimiz günlerde sevgili Büşra Çelepin çay davetinde tam da böyle bir sofranın konuğuydum. Baharın renklerini, doğanın tazeliğini ve ev sahibinin zarif dokunuşlarını bir araya getiren bu masa, klasik çay saati anlayışına yepyeni bir yorum getiriyordu.

Çay saatleri, yalnızca ikramların değil, dostluğun ve sohbetin de paylaşıldığı özel anlardır. Sevgili Büşranın çay saatinde ise alışılmış tariflerin ötesine geçen, yaratıcılığı ve lezzeti bir araya getiren birbirinden özel tatlarla buluştuğumuzu söyleyebilirim. Bu güzel sofradan ilham alarak tarifleri sizler için not ettim.

Belki bir sonraki çay davetinizde siz de bu lezzetlere yer vermek istersiniz. IZGARA HAVUÇLU MEZE MALZEMELER 4-5 adet havuç 400 gr süzme yoğurt 100 gr labne 2 yemek kaşığı tahin 1 tatlı kaşığı bal ve 1 diş sarımsak 1 çorba kaşığı kabuklu susam 50 gr file antep fıstığı 1 yemek kaşığı toz şeker 1 yemek kaşığı tereyağı YAPILIŞI: Havuçların kabuğunu soyuyoruz. Dik bir şekilde dörde bölüyoruz.

Zeytinyağı ve tuz ile 180 derece fırında pişiriyoruz. Diğer yandan yoğurdunu hazırlıyoruz. Susamı sarımsak ile çok az tereyağında kavuruyoruz.

Yoğurt, labne, tahin, bal karıştırıyoruz. Diğer yandan Antep fıstığını çok az tereyağı, sıvıyağ, şeker ile karamelize ediyoruz. Servis ederken yoğurtlu karışım üzerine havuçları diziyoruz.

Üzerine biraz tahin gezdiriyoruz ve karamelize fıstıklar ile servis ediyoruz. VİŞNELİ BAMYA MALZEMELER 400 gr bamya 1 büyük mor soğan 1 su bardağı donuk vişne 1/2 limon suyu 1 diş sarımsak YAPILIŞI: Soğanı yarım ay şeklinde ince kıyım şekilde doğruyoruz. Zeytinyağında sarımsak ile beraber kavuruyoruz.

Bamyayı ekliyoruz. Biraz soteliyoruz. 12 adet vişneyi kenara ayırıyoruz. Kalan vişneleri blenderda yarım limon suyu ve birazcık su ile çekiyoruz.

Vişne püresini de bamyanın üzerine döküyoruz. Tuz ekliyoruz. Kapağını kapatıp pişiriyoruz.

Pişirme işleminin yarısında ayırdığımız vişneleri ekliyoruz. Suyunu çekene kadar pişiriyor, soğuyunca servis ediyoruz. ÇİLEKLİ SEMİZOTU SALATASI MALZEMELER 2 demet semizotu 12 çilek (dörde bölünmüş).

SOS MALZEMESİ; 6-7 adet çilek Yarım limon suyu Zeytinyağı 1 tatlı kaşığı hardal 1 tatlı kaşığı bal KARAMELİZE ETMEK İÇİN 1 yemek kaşığı tereyağı 1 yemek kaşığı şeker 50 gr Kaju (ortadan ikiye bölünmüş.) 1 tatlı kaşığı ayçiçek yağı YAPILIŞI: Semizotlarını saplarından ayırarak derviş tabağına alıyoruz. Çilekleri dörde bölüp ekliyoruz. Ayrı bir yerde kajuları tereyağı, sıvıyağ, şeker ile kısık ateşte karamelize ediyoruz.

Onları da üzerine ekliyoruz. Sos malzemelerini blenderdan çekip servis esnasında üzerine döküyoruz.

kaynak:Sabah
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 18:26:46 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Getirene şişe başı para ödenecek…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/getirene-sise-basi-para-odenecek/1726869/</guid>
		   <description>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulamasıyla plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlar için vatandaşlara iade edilen teşvik bedelinin 1 Temmuz 2026 itibarıyla 1 lira olacağını açıkladı.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/06/getirene-sise-basi-para-odenecek-5900.jpg" />
Anadolu Ajansı Editör Masası’na konuk olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 1 Temmuz’dan itibaren Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) uygulamasının Türkiye genelinde yaygınlaşacağını açıkladı.

Bakan Kurum, “DOA logosu dediğimiz barkoddan bahsediyoruz ve bu logolu ürünler (içecek ambalajları) şu an piyasada var zaten. Bu ürünleri vatandaşımız satın alıyor, 1 Temmuz itibariyle bu ürünleri alan vatandaşımız artık bunu bir çöp olarak görmeyecek. Vatandaşımız depozito iade noktalarına veya depozito iade makinalarına bu ürünleri götürdükleri zaman ürün başına ürün başına 1 lira depozito iade ücreti alacaklar bunu da burada ilk defa açıklıyoruz. Daha önce pilot illerde bu tutar 25 kuruştu. 1 Temmuz itibarıyla ürün başına 1 lira alacaklar ve bu e-cüzdanlarına yüklenecek sonrasında da isterse bankalardan anlaşmalı bankalardan nakit çekebilecekler isterse yine anlaşmalı marketlerimizden o parasını harcayabilecek. 1 Temmuz itibariyle 81 ilde 973 ilçede bu uygulama başlayacak.&quot; ifadelerini kullandı.

“Kullan at devri bitti, al kullan dönüştür başladı&quot;

Depozito sisteminin COP31 süreci öncesi örnek bir uygulama olarak hayata geçirileceğini belirten Bakan Kurum şöyle devam etti;

Artık &apos;al kullan at’ devri bitti. Türkiye olarak sayın Cumhurbaşkanımız ve COP31 Başkanlığı ile birlikte tüm dünyaya bir mesaj veriyor, dolayısıyla biz mesajımızı en iyi uygulama örneklerini yaparak göstermek zorundayız. Yani bu kaynakların sonsuz olmadığı bakışıyla bilinciyle çalışmak zorundayız. &apos;Al kullan at’ devri bitti. &apos;Al kullan dönüştür’ başladı. Bunları artık dönüştüreceğiz ekonomiye bu ürünleri geri kazandıracağız.

Yılda 25 milyar ambalaj geri toplayacağız

Bu uygulamayla yıllık 30 milyar TL ekonomiye katkı sağlanacağını dile getiren Bakan Kurum, “Yılda 25 milyar ambalajı geri toplayacağız ve üretime istihdama bir hammadde olarak bu ürünleri geri vereceğiz. Enerji, emisyon bir sürü kazanım var. çocuklarımıza gençlerimize hep ne diyoruz? &apos;Biz sizin için bu mücadeleyi veriyoruz.’ Dolayısıyla onlara iyi bir gelecek sunabilmek adına da bu işi çok çok önemsiyoruz.&quot; dedi.

Tüm işletmeler iade noktası olarak hizmet verecek

1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde iade noktası olarak hizmet verecek market zincirleri, süpermarketler, bakkallar ve büfeler ile HOREKA (otel, restoran ve kafe) işletmeler, iade edilen ve tüketilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçecekleri saha operatörüne teslim edecek. Depozitolu içecek satan işletmeler ve HOREKA’ların 1 Temmuz 2026 tarihine kadar dbys.gov.tr üzerinden kayıtlarını tamamlayıp birlikte çalışacakları saha operatörünü belirleyecek.

DOA uygulaması ile ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı

Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA uygulaması; içecek ambalajlarının doğaya karışmadan toplanarak geri dönüşüm zincirine dahil edilmesini ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. Sistem sayesinde her yıl yaklaşık 25 milyar ambalajın geri dönüşüme kazandırılması ve ekonomiye yıllık 30 milyar TL seviyesinde doğrudan katkı sunulması öngörülüyor. 2025 yılı şubat ayında pilot uygulama olarak Sakarya’da başlatılan ve Temmuz 2025 itibarıyla “7 Bölge 7 İl&quot; sloganıyla yaygınlaştırılan DOA sistemi kapsamında vatandaşlara iade edilen depozitolu ambalajlar için 0,25 TL teşvik bedeli ödeniyordu. Sistem, 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde yeni bir aşamaya geçerken, depozito bedeli de 1 TL’ye yükseltilmiş olacak.

İster nakit çek, istersen alışverişte kullan

Sistem kapsamında tüketiciler, “DOA&quot; logolu ambalajları iade noktalarına veya Depozito İade Makineleri &apos;ne (DİM) teslim ederek ambalaj teşvik bedelini anında alabiliyor. İade edilen her “DOA&quot; logolu ambalajlar için belirlenen 1 TL teşvik bedeli kullanıcıların telefonlarına yükleyecekleri DOA mobil uygulamasındaki dijital cüzdanlarına aktarılıyor. Vatandaşlar, biriken tutarları diledikleri zaman banka hesaplarına transfer edebiliyor, ATM’lerden nakit olarak çekebiliyor veya alışverişlerinde kullanabiliyor. Böylece geri dönüşüm süreci tüketiciler için hızlı, kolay ve pratik bir deneyime dönüşüyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:06:11 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Avrupa&#39;nın en iyileri listesine girdi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/avrupa-nin-en-iyileri-listesine-girdi/1725730/</guid>
		   <description>Avrupa’nın En İyi Plajları 2026 listesi belirlendi. Listenin zirvesinde Portekiz’deki Monte Clerigo Plajı var. Türkiye’den de listeye bir plaj girdi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/avrupa-nin-en-iyileri-listesine-girdi-8127.jpg" />
Avrupa’nın En İyi Destinasyonları tarafından hazırlanan en iyi plajlar listesi belli oldu.

Listenin 2026 yılı sıralamasında Türkiye’den de bir plaj yer aldı.

Ön seçkilerden sonra uluslararası gezginlerden oluşan jüri tarafından belirlenen listenin zirvesinde Portekiz’deki Monte Clerigo Plajı bulunuyor.



 

İKİ VE ÜÇÜNCÜ SIRA YUNANİSTAN’DAN

İkinci sırada ise Yunanistan’ın Antipaxos Adası’ndaki Voutoumi Beach yer aldı.

Üçüncü sırada da Yunanistan’dan bir plaj var. Kefalonya’daki Fteri Beach, sıralamada üçüncü sırada yer aldı.



 

İTALYA VE İSPANYA DA LİSTEDE

Dördüncü sırada ise Girit Adası’nın güneybatı ucundaki ünlü Elafonisi Beach yer alıyor.

İtalya’nın kuzeybatısında yer alan Bogliasco Beach beşinci sırada kendine yer bulurken, İspanya’nın Mallorca şehrindeki Cala Mesquida altıncı sırayı aldı.



 

NORVEÇ’TEN BİR PLAJ DA LİSTEYE GİRDİ

Yedinci sırada Norveç’ten bir plaj var. Norveç’ten Kvalvika Beach yedinci sıradan listeye girerken, sekizinci sırada Yunanistan’ın Korfu Adası’ndaki Rovinia Beach yer aldı.



 

KAPUTAŞ PLAJI DOKUZUNCU SIRADA

Listenin dokuzuncu sırasında Türkiye’den bir plaj var. Antalya’nın Kaş ilçesindeki ünlü Kaputaş Plajı dokuzuncu sırada bulunuyor.

Onuncu sıra ise yine Korfu Adası’ndaki Paleokastritsa Beach.



 

KAŞLI TURİZMCİLER MUTLU

Turkuaz rengi, denizi ve etkileyici kanyon manzarasıyla dikkati çeken Kaputaş’ın Avrupa’nın en iyi plajları arasında gösterilmesinin, bölge turizmine katkı sağlaması bekleniyor.

Kaş Turizm ve Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Erman Günay, Kaputaş’ın bölgedeki en güzel plajlardan olduğunu söyledi.

Günay, “Yıllardır her dönemde dünyanın en iyi plajları arasında gösterilen Kaputaş, bu yıl da listede yer aldı. Ayrıca Türkiye’den listeye giren tek plaj Kaputaş oldu. Plajımız, artık Kaş’ın dünyaya açılan yüzü haline geldi. Tüm ziyaretçileri, Kaş’a ve Kaputaş’a bekliyoruz.&quot; dedi.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sat, 30 May 2026 12:21:51 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Uzmanlardan uyarı: Çocuklar her geçen gün daha az hareket ediyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/uzmanlardan-uyari-cocuklar-her-gecen-gun-daha-az-hareket-ediyor/1725248/</guid>
		   <description>Uzmanlar, çocukların giderek daha hareketsiz bir yaşam sürmesinin hem fiziksel sağlık hem de zihinsel gelişim açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmalar, günlük hareket alışkanlıklarının artırılmasının dikkat, odaklanma ve genel yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkiler yarattığını ortaya koyuyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/uzmanlardan-uyari-cocuklar-her-gecen-gun-daha-az-hareket-ediyor-9879.webp" />
Araştırmalar, çocukların fiziksel aktivite düzeyinin dünya genelinde düştüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlara göre hareketsizlik obeziteyi artırırken bilişsel gelişimi de olumsuz etkiliyor. Bilim insanları ise çocukları yeniden hareketlendirmek için uygulanabilir yöntemlere dikkat çekiyor

Dünya genelinde çocukların fiziksel aktivite düzeyi giderek azalıyor. BBCye konuşan uzmanlar, bu durumun yalnızca çocukluk dönemini değil yetişkinlikteki sağlık durumunu da etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Araştırmalara göre çocukluk dönemindeki hareketsizlik, ilerleyen yaşlarda daha düşük fiziksel aktiviteyle bağlantılı. Uzmanlar, çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapması gerektiğini belirtse de birçok çocuk bu hedefin altında kalıyor.

HER 10 ÇOCUK VE ERGENDEN BİRİNİN OBEZİTEYLE YAŞIYOR

Artan ekran süresi, stres, sağlıksız beslenme ve spor faaliyetlerine katılımın azalması, çocukların daha az hareket etmesine yol açan başlıca nedenler arasında gösteriliyor. Dünya genelinde her 10 çocuk ve ergenden birinin obeziteyle yaşadığı belirtiliyor.

Bilim insanları ise çocukların daha fazla hareket etmesini sağlamanın mümkün olduğunu ve bunun hem fiziksel hem bilişsel sağlık üzerinde olumlu etkiler yarattığını söylüyor.

sindeki yağlanmanın iltihaplanmaya yol açabileceğini ve bunun bilişsel performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

ORGANİZE SPORLAR ŞART DEĞİL

Uzmanlara göre fiziksel aktivitenin mutlaka organize sporlarla sınırlı olması gerekmiyor. ABD’nin Massachusetts eyaletinde yapılan bir araştırmada, çocukların okul öncesi ve sonrası hareket imkanlarının artırılması ile sağlıklı gıdaya erişimin iyileştirilmesinin çocukların beden kitle indeksini düşürdüğü görüldü.

Danimarka’daki Kopenhag Üniversitesi’nden klinik profesör Ulla Toft ise çocukluk çağı obezitesini önlemek için yalnızca egzersizin değil ekran süresi, uyku düzeni ve beslenmenin de birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

İngiltere’de 30 okulda yürütülen başka bir araştırmada ise öğretmenlerin öğrencileri ders sırasında daha fazla ayağa kaldırması ve sınıf içinde hareket etmeye teşvik etmesi sonucunda çocukların bel-kalça oranında yüzde 8 düşüş ve spor katılımında yüzde 10 artış görüldü.

Araştırmanın başyazarı Flaminia Ronca, “Bu çalışma egzersiz yapmakla değil, daha az oturmakla ilgiliydi&quot; dedi.

ÇOCUKLAR HAREKETE NASIL TEŞVİK EDİLEBİLİR?

Uzmanlar, ebeveyn desteğinin de çocukların fiziksel aktivite alışkanlıklarında belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmalar, ebeveynleri aktif olan çocukların da daha hareketli olduğunu ortaya koyuyor. Birlikte bisiklete binmek ya da kısa yürüyüşler yapmak gibi basit aktivitelerin bile etkili olabileceği belirtiliyor.

İngiltere’de Swansea Üniversitesi’nden Michaela James ise çocukların hareket ederken kendilerini özgüvenli hissetmelerinin psikolojik iyi oluşlarını artırdığını söyledi. James’e göre bazı okullarda yalnızca yapılandırılmış spor etkinliklerine odaklanılması, kimi çocukların kendisini dışlanmış hissetmesine neden olabiliyor.

Uzmanlar, çocukların oyun alanlarında özgürce koşmasının, ağaca tırmanmasının ya da basit hareket oyunları oynamasının da değerli olduğunu vurguluyor.

Kaynak: Karar gazetesi
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 27 May 2026 14:04:20 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>2025 verileri belli oldu! En çok &apos;Yengeç&#39; en az &apos;Kova&#39;…</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/2025-verileri-belli-oldu-en-cok-yengec-en-az-kova/1724446/</guid>
		   <description>Türkiye’de, geçen yıl 84 bin 235 ile en çok canlı doğum temmuzda gerçekleşirken bebeklerin çoğunlukla bu ayı kapsayan “Yengeç&quot; burcu olduğu belirlendi.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/2025-verileri-belli-oldu-en-cok-yengec-en-az-kova-2279.jpeg" />
AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye’de canlı doğan bebek sayısı 2025’te 895 bin 374 oldu.

Türkiye’de geçen yıl bebeklerin doğum ayları incelendiğinde, yaz ayları öne çıkarken en çok bebeğin temmuzda doğduğu tespit edildi. Söz konusu ayda doğan 84 bin 235 bebeğin, 43 bin 362’si erkek, 40 bin 873’ü kız olarak dünyaya geldi.

Ağustos ayı, 81 bin 995 ile geçen yıl en çok bebeğin doğduğu ikinci ay oldu. Bebeklerin 41 bin 940’ı erkek ve 40 bin 55’i kız olarak kayıtlara geçti.

En çok doğumun gerçekleştiği üçüncü ay, eylül oldu. Bu ayda, 41 bin 64’ü erkek ve 39 bin 139’u kız bebek olmak üzere, toplam 80 bin 203 doğum gerçekleşti.

Ekim ayında 78 bin 206 doğum olurken bunların 40 bin 131’i erkek ve 38 bin 75’inin kız bebek olduğu görüldü.

Beşinci sırada, 77 bin 749 doğumla ocak ayı yer aldı. Buradaki doğumların 39 bin 837’si erkek ve 37 bin 912’si kız bebek olarak kaydedildi.

Haziran ayında ise 74 bin 524 bebek dünyaya gelirken bebeklerin 38 bin 311’i erkek ve 36 bin 213’ü kız olduğu belirlendi.

Yeni yıla girmeden 73 bin bebek dünyaya geldi

Aralık ayında, 37 bin 766’sı erkek ve 35 bin 768’i kız olmak üzere, toplam 73 bin 534 bebek nüfusa kaydoldu.

En çok bebeğin doğduğu sekizinci ay, 72 bin 405 ile mayıs olarak kayıtlara geçti. Bu ayda doğan bebeklerin 37 bin 440’ının erkek ve 34 bin 965’inin kız olduğu görüldü.

Kasımda gerçekleşen 70 bin 767 doğumda ise bebeklerin 36 bin 429’u erkek ve 34 bin 338’i kız olarak dünyaya geldi.

En az doğum şubatta

Bebeklerin 69 bin 595’inin mart ayı doğumlu olduğu belirlenirken bunların 35 bin 665’ini erkekler ve 33 bin 930’unu kızlar oluşturdu.

Nisan ayında 66 bin 953 doğum gerçekleşirken bebeklerin 34 bin 623’ü erkek ve 32 bin 330’u kız olarak kayıtlara geçti.

En az doğumun gerçekleştiği ay ise şubat olarak belirlendi. Bu ayda, 33 bin 360’ı erkek ve 31 bin 848’i kız olmak üzere, toplamda 65 bin 208 doğum meydana geldi.

“Erkek bebek&quot; nüfusu önde

Doğum istatistiklerine bakıldığında, erkek bebek sayısının, kız bebeklerden fazla olduğu görüldü. Erkek bebek doğum sayısı, yılın her ayında da kız bebekleri geçti.

Öte yandan, verilerin alınmaya başlandığı 2001 yılından bu yana da erkek bebek doğum sayısının, 2025 yılına kadar hep kızların önünde olduğu belirlendi.

Temmuzda doğum sayısı zirvede

2001-2025 döneminde incelendiğinde de yine en fazla doğumun, temmuz ayında gerçekleştiği kayıtlara geçti. 2013-2015, 2017-2020 ve 2022-2025 dönemini kapsayan 11 yılda, temmuz en fazla doğum gerçekleşen ay olarak zirvede yer aldı.

Bu ayı, 2001-2010 dönemini kapsayan 10 yılla ocak doğumlular ve 2011, 2012, 2016, 2021 yıllarıyla ağustos doğumlular izledi.

Böylece 25 yıldaki doğumlarda, sadece bu üç ayın öne çıkması dikkati çekti.

Doğumlarda “Yengeç&quot; etkisi

Bu çerçevede, doğum sayılarında son 25 yıllık dönemde, 21 Haziran-22 Temmuz dönemini kapsayan “Yengeç&quot; burcu etkisinin baskın olduğu görüldü.

Oğlak burcu (22 Aralık-19 Ocak) doğumlarda ikinci, Aslan burcu ise (23 Temmuz-22 Ağustos) üçüncü sırada yer aldı.

Geçen yıl da Yengeç burcu ilk sırayı kaptırmazken Aslan burcu ikinci ve Başak burcu (23 Ağustos-22 Eylül) ise üçüncü sırada geldi.

Kova burcu (20 Ocak-18 Şubat) ve Balık burcu (19 Şubat-20 Mart) ise en az doğumla son sırada yer buldu.

İstanbul “Yengeç&quot; doğurdu

İstanbul, temmuz ayında 13 bin 745 ile en çok doğumun gerçekleştiği il olarak kayıtlara geçti.

Böylece, en fazla “Yengeç&quot; burcu, İstanbul’da dünyaya gelmiş oldu.

Ankara ve Şanlıurfa ise temmuzda 4 bin 676’şar doğumla ikinciliği paylaştı. Bu illeri, 3 bin 330 ile Gaziantep takip etti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Sat, 23 May 2026 15:43:31 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Gençlere güzel haber! Ücretsiz yaz kampları başvurusu başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/genclere-guzel-haber-ucretsiz-yaz-kamplari-basvurusu-basladi/1724254/</guid>
		   <description>Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB), Türkiye’nin farklı illerinde her yıl ücretsiz düzenlenen Yaz Gençlik Kampları’nın 2026 başvurularının başladığını duyurdu.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/genclere-guzel-haber-ucretsiz-yaz-kamplari-basvurusu-basladi-9998.jpg" />
Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce her sene olduğu gibi 2026’da da gençlere yönelik “Deniz (Mavi) ve Doğa (Yeşil) Yaz Gençlik Kampları&quot; düzenlenecek. Kamplar, 30 Haziran-20 Eylül tarihlerinde yapılacak.

Kamplara katılmak isteyen 12-25 yaş arasındaki gençler, ilk 5 dönem için 21 Haziran’a kadar başvuruda bulunabilecek. Kalan dönemler için son başvuru tarih,i 26 Temmuz olarak belirlenirken başvurular, “e-genc.gsb.gov.tr&quot; adresinden yapılabilecek. Çevrim içi başvuru yapma imkanı bulunmayan gençler, illerindeki en yakın Gençlik Merkezi’ne giderek başvurularını yetkililer aracılığıyla gerçekleştirebilecek.

Kamplar 6 günlük olacak

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından paylaşımında “Sevgili gençler heyecanla beklediğiniz an geldi çattı. 2026 GSB Yaz Gençlik Kampları için başvurular başladı. Yeni dostluklar, unutulmaz hatıralar ve eğlenceli aktiviteler sizleri bekliyor. Hazırsan gel, kaydını yap, kampını kap&quot; ifadelerini kullanarak gençleri başvuru yapmaya davet etti.

Katılımcıların ulaşım, konaklama ve yemek ihtiyaçları önceki yıllarda olduğu gibi GSB tarafından karşılanacak. Gençlere, kamp süresince ve yolculuk boyunca seyahat ve sağlık sigortası yapılacak. Kamplarda kız ve erkek dönemleri ayrı ayrı olarak planlanırken her kamp dönemi, 6 gün sürecek.

Gençlik kampları hakkında detaylı bilgiler genclikhizmetleri.gov.tr adresinden öğrenilebilecek.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 22 May 2026 16:24:13 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Dünyanın en iyi Türk yemekleri belli oldu: İlk sırada bakın ne var!</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/dunyanin-en-iyi-turk-yemekleri-belli-oldu-ilk-sirada-bakin-ne-var/1721859/</guid>
		   <description>Gastronomi dünyasının en popüler platformlarından biri olan TasteAtlas, “Dünyanın en iyi 100 Türk yemeği&quot; listesini açıkladı. TasteAtlas listesinin ilk 10 sırasında birbirinden farklı lezzetler yer alırken, ilk sıranın balık ürünü olması oldukça şaşırttı. İşte 2026 TasteAtlas’a göre en iyi Türk yemekleri…</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/dunyanin-en-iyi-turk-yemekleri-belli-oldu-ilk-sirada-bakin-ne-var-9261.jpg" />
Gastronomi dünyasının rehberi olarak kabul edilen TasteAtlas, her yıl olduğu gibi 2026 yılında da oldukça lezzetli bir listeyle karşımıza çıktı. Türk mutfağının zenginliğini dünyaya duyuran platform, bu kez “Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği&quot;ni seçti.

İşte TasteAtlas’a göre dünyanın en iyi 10 Türk yemeği:



 

10- BAL KAYMAK

Türkiye’de kahvaltının vazgeçilmez bir parçası olan bal kaymak, su mandası sütünden yapılan ve pıhtılaşmış kremaya çok benzeyen geleneksel bir süt ürünü olan kaymak ile bolca balın bir araya getirilmesiyle elde edilen lezzetli bir yemektir.



9- MERCİMEK ÇORBASI

Mercimek çorbası, kırmızı mercimek, tavuk suyu, soğan ve havuçla yapılan, çok sevilen bir Türk çorbasıdır.



 

8-PİLİÇ TOPKAPI

Piliç Topkapı, İstanbul’daki Topkapı Sarayı’ndan adını alan, Osmanlı mutfak geleneklerine dayanan klasik bir Türk tavuk yemeğidir.



 

7- HÜNKAR BEĞENDİ

Hünkar beğendi, krema kıvamındaki közlenmiş patlıcan püresinin üzerine servis edilen, lezzetli bir kuzu yahnisinden oluşan geleneksel bir yemektir.



 

6- FISTIKLI SARMA

Bu Türk tatlısı, fıstık ezmesi olarak bilinen pürüzsüz, yeşil, macun kıvamında bir iç harçla yapılır. Parlak yeşil rengi tamamen doğaldır. Gaziantep’te erken hasat edilen fıstıklardan gelir.



 

5- AFYON SUCUĞU

Afyon Sucuğu, Türkiye’nin Afyonkarahisar ilinden köken alan, kuru, fermente edilmiş ve baharatlı bir et türüdür.



 

4- BEYRAN ÇORBASI

Beyran çorbası, Gaziantep’e özgü geleneksel bir çorbadır ve kahvaltıda servis edilir. Kuzu yağı, pirinç ve didiklenmiş kuzu etiyle hazırlanır.



 

3- ANTAKYA KÜNEFESİ

Antakya künefesi, eski Türk kenti Antakya’dan gelen geleneksel bir künefe çeşididir; incecik yufka hamurunun içine krema kıvamında tuzsuz peynir doldurularak yapılır.



 

2- CAĞ KEBABI

Oltu cağ kebabı, Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Erzurum ilinin Oltu ilçesiyle özdeşleşmiş, yatay olarak pişirilmiş bir kuzu kebabıdır.



 

1- KALAMAR TAVA

Kalamar tava, genellikle meze olarak sunulan geleneksel bir yemektir. Yemek, temizlenmiş kalamarın kalın halkalar halinde kesilmesi, sütte bekletilmesi, ardından un, kabartma tozu ve tuzdan oluşan bir hamura batırılması ve kızgın yağda kızartılmasıyla yapılır.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:50:54 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Turizmde gözler Kurban Bayramı&#39;nda</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/turizmde-gozler-kurban-bayrami-nda/1721618/</guid>
		   <description>Antalya’da turizm sektörü temsilcileri, sezonun ilk aylarında beklentilerin altında seyreden rezervasyonların yaz döneminde hız kazanacağını, özellikle haziran ayından itibaren artacak taleple 2025 yılı verilerinin yakalanabileceğini öngörüyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/turizmde-gozler-kurban-bayrami-nda-4642.jpg" />
Antalya’da turizm sektörü temsilcileri, sezonun ilk aylarında beklentilerin altında seyreden rezervasyonların yaz döneminde hız kazanacağını, özellikle haziran ayından itibaren artacak taleple 2025 yılı verilerinin yakalanabileceğini öngörüyor.

Türkiye’nin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Antalya’da sektör temsilcileri, pazar çeşitliliği, iç pazardaki hareketlilik ve Avrupa ile Rusya’dan gelen taleplerin etkisiyle yüksek sezona ilişkin olumlu beklentilerini koruyor.

Turizmciler, Kurban Bayramı tatilinin rezervasyonlara ivme kazandıracağını belirtirken, uluslararası alanda tansiyonun düşmesine yönelik mesajların da rezervasyon hareketliliğini olumlu etkilediğini ifade ediyor.

Manavgat’ta faaliyet gösteren bir otelin genel müdürü Çetin Aktaş, mart-mayıs dönemindeki başlangıç verilerinin beklentilerin altında kaldığını söyledi.

Yüksek sezon için umutlu olduklarını belirten Aktaş, “Haziran ayının ikinci haftasından itibaren artan rezervasyonlar sezonun geri kalanı için olumlu sinyal veriyor.&quot; dedi.

Misafir memnuniyetine odaklanan tesislerin rezervasyon sıkıntısı yaşamadığını ifade eden Aktaş, personel ve enflasyon maliyetlerinin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.

Turizmde uzun vadeli planlamanın önemine işaret eden Aktaş, “Turizmde en kısa vadeli plan 5 yıllık olmalı. Orta vadede 10-15 yıl, uzun vadede ise 30-50 yıllık projeksiyonlar baz alınmalı ki sektör stabil bir seviyede yürüyebilsin.&quot; diye konuştu.

Türk turizminin son 20 yılda önemli ölçüde pazar çeşitliliği kazandığını vurgulayan Aktaş, İngiliz pazarının Akdeniz çanağındaki “ultra her şey dahil&quot; konseptine ilgisinin arttığını dile getirdi.

Alman pazarında sezon başında sınırlı düşüş yaşandığını, Rus pazarında ise kısmi artış görüldüğünü aktaran Aktaş, İskandinav, Balkan ve Doğu Avrupa pazarlarının sektör açısından önemli güvence oluşturduğunu ifade etti.

“Kurban Bayramıyla birlikte sezon hareketlenecek&quot;

Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelin genel müdürü Ali Kızıldağ da Kurban Bayramı rezervasyonlarının iyi gittiğini belirterek, sezona bayram hareketliliğiyle giriş yapacaklarını söyledi.

İç ve dış pazarda rezervasyonların olumlu seyrettiğini ifade eden Kızıldağ, kış sezonunun beklendiği gibi geçmediğini dile getirdi.

Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı ateşkes mesajlarının yanı sıra ABD, İsrail ve İran hattındaki olumlu açıklamaların turizmi desteklediğini kaydeden Kızıldağ, “Rezervasyon hareketliliği sürüyor. Hem bayramı hem de sezonu kutlayacağımız çifte bayram yaşayacağız.&quot; diye konuştu.

“Türkiye güvenli destinasyon olmayı sürdürüyor&quot;

Seyahat acentesi yetkilisi Hira Kızıloğlu ise Orta Doğu’daki krizlere rağmen Türkiye’nin özellikle Avrupa ülkeleri için güvenli ve istikrarlı bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü söyledi.

Türkiye’nin güçlü diplomatik ilişkilerinin turizme olumlu yansıyacağını ifade eden Kızıloğlu, sektörün küresel krizlere karşı geçmiş yıllara göre daha dayanıklı hale geldiğini belirtti.

Sezonun zayıf başlamasının ilerleyen aylarda telafi edilebildiğini dile getiren Kızıloğlu, “2026 yılı sonunda açıklanacak verilerde en az 2025 yılı doluluk oranlarının yakalandığını göreceğimizi düşünüyoruz.&quot; ifadesini kullandı.

“Bayram döneminde doluluklar yüzde 100’e yaklaşacak&quot;

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Çek, mayıs ayıyla turizmde hareketliliğin başladığını, Rusya pazarındaki bayram döneminin rezervasyonlara olumlu yansıdığını söyledi.

Kurban Bayramı döneminde otellerde ciddi doluluk beklendiğini belirten Çek, bazı tesislerin şimdiden yüksek doluluk oranlarına ulaştığını, bayram sürecinde dolulukların yüzde 100’e yaklaşacağını ifade etti.

Rusya’dan paket tur satışlarının sürdüğüne ve asıl yoğun sezonun haziran ayında başlayacağına işaret eden Çek, “Geçen yılki rakamları yakalamak zor görünüyor ancak savaş ortamının sona ermesi halinde geçen yıldan daha iyi bir sezon yaşayabiliriz.&quot; değerlendirmesinde bulundu.

Turizm Otel Yöneticileri Derneği Alanya İlçe Başkanı Hidayet Gökçen, 2026 sezonunda sektörün hem yüksek gelir hedefleri hem de bölgesel krizlerin etkisini aynı anda yaşadığına dikkati çekti.

İran ve çevresindeki gerilim nedeniyle Avrupa pazarında rezervasyonlarda düşüşler ve erken rezervasyon iptalleri görüldüğünü belirten Gökçen, turistlerin tatil planlarını son dakikaya bıraktığını ifade etti.

Türkiye’nin kriz yönetimi tecrübesi ve pazar çeşitliliğinin sektöre avantaj sağladığını kaydeden Gökçen, yılın ikinci yarısında toparlanma beklediklerini kaydetti.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Wed, 13 May 2026 00:37:12 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Bursa&#39;nın efsane lezzeti: Süt helvası evde nasıl yapılır?</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/bursa-nin-efsane-lezzeti-sut-helvasi-evde-nasil-yapilir/1721448/</guid>
		   <description>Dışı hafif kızarmış, içi kaşık kaşık yediren yumuşak kıvamıyla Bursa süt helvası, Bursa mutfağının en sevilen tatlıları arasında yer alıyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan bu geleneksel lezzet, az malzemeyle hazırlanması sayesinde evlerde de sıkça yapılmaya başladı. Özellikle fırından yeni çıkmış sıcak haliyle servis edilen süt helvası, son dönemde sosyal medyada da en çok konuşulan yöresel tatlılardan biri oldu. Peki süt helvası evde nasıl yapılır?</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/bursa-nin-efsane-lezzeti-sut-helvasi-evde-nasil-yapilir-7507.jpg" />
Tereyağı, un, süt ve şekerin uyumuyla hazırlanan süt helvası; klasik muhallebilerden farklı olarak fırında üzerinin kızartılmasıyla karakteristik görüntüsünü kazanıyor. İşte Bursa usulü tam kıvamında süt helvasının pratik tarifi…

Bursa usulü süt helvası için gerekli malzemeler


	1 litre süt
	1 su bardağı toz şeker
	1 su bardağı un
	100-125 gram tereyağı
	1 paket vanilin (isteğe bağlı)
	Üzeri için yumurta sarısı


Evde süt helvası nasıl yapılır?

İlk olarak tereyağı geniş bir tencerede eritiliyor. Ardından un eklenerek orta ateşte sürekli karıştırılıyor. Unun kokusu çıkıp hafif kavrulunca tatlının temel aroması ortaya çıkıyor.

Başka bir kapta süt ve şeker karıştırılarak hafifçe ısıtılıyor. Hazırlanan sütlü karışım, kavrulan una yavaş yavaş ekleniyor. Bu aşamada hızlı ve sürekli karıştırmak, topaklanmayı önlemek için büyük önem taşıyor.

Karışım muhallebi kıvamına geldiğinde vanilin ekleniyor ve süt helvası fırın kaplarına paylaştırılıyor. Üzerine sürülen yumurta sarısı ise tatlıya o meşhur kızarmış görüntüyü veriyor.

200 derece fırında üzeri nar gibi olana kadar pişirilen süt helvası, ister ılık ister soğuk servis edilebiliyor. Ancak birçok tatlı severe göre gerçek lezzeti, fırından çıktıktan kısa süre sonra yenildiğinde ortaya çıkıyor.

Süt helvasının lezzet sırrı ne?

Uzmanlara göre süt helvasında en kritik nokta unun doğru kavrulması. Un yeterince kavrulmadığında tatlı hamurumsu bir tat bırakabiliyor. Ayrıca fırında üzerinin kontrollü şekilde kızartılması da Bursa usulü süt helvasını diğer sütlü tatlılardan ayıran en önemli detay olarak gösteriliyor.

Hem hafif hem de nostaljik bir tatlı arayanlar için süt helvası, çay saatlerinden akşam sofralarına kadar her öğünde tercih edilen geleneksel lezzetlerden biri olmaya devam ediyor.
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 12 May 2026 10:45:19 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Turizmde 9 gün tatil ve iki bayram sevinci</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/turizmde-9-gun-tatil-ve-iki-bayram-sevinci/1718870/</guid>
		   <description>Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkartılması ve bu yıl Avrupa’daki yortu olarak da bilinen mayıs ayının ikinci haftasındaki Pfingsten Bayramı’na denk gelmesi dolayısıyla turizmde yüksek sezon açılışı iki bayramla yapılacak. Otellerde bayram döneminde dolulukların yüzde 100 olması bekleniyor.</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2026/05/turizmde-9-gun-tatil-ve-iki-bayram-sevinci-3164.jpg" />
Bu yıl 26-30 Mayıs tarihleri arasındaki Kurban Bayramı tatilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 9 gün olarak açıklanması turizm sektöründe sevinçle karşılandı. Bu dönemin Avrupalı Hristiyanların mayıs ayının ikinci yarısındaki Pfingsten Bayramı ile de birleşmesi, otellerde yoğun hareketlilik beklentisine yol açtı.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, bayram tatilinin erken açıklanması konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok müteşekkir olduklarını belirterek, insanların daha rahat tatil programı yapabileceklerini söyledi. Bu yıl sezonu Ramazan Bayramı ve Paskalya tatiliyle birlikte açmayı beklerken, savaş nedeniyle bunun aksadığını belirten Kavaloğlu, “Kurban Bayramı tatilinin uzamasıyla birlikte, özellikle Almanya’da Pfingsten tatili, Hristiyanların yortu bayramıyla bir araya gelmesi, Avrupa’da yaşayan Türklerin de ana vatanlarında tatil yapma isteklerinin devam ediyor olması dolayısıyla, 9 günlük tatil periyodunun haziranın birinci haftasına kadar çok yoğun doluluk yaratacağını düşünüyorum&quot; dedi.

SAVAŞLARIN OLUMSUZ ETKİSİ

15 Haziran sonrasında yüksek sezonun başlamış olacağını söyleyen Kavaloğlu, “Bu dönem Rusya-Ukrayna savaşı, İran’la İsrail ve ABD arasındaki gerilimin devam ediyor olması çok olumsuz turizm anlamında. Çünkü turizm savaşı sevmez, refahın, barışın dilidir. Psikolojik ve sosyolojik etkisi dışında bir de finansal etkisini değerlendirmek zorundayız. Çünkü Avrupa’daki refah seviyesini tehdit edecek boyutlara geldi savaşın etkileri. Rezervasyonlardaki düşüş ve yavaşlamanın da sebebinin bu olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bekle-gör politikasına geçti Avrupalı turist profili. Ramazan Bayramımıza denk gelen Paskalya’da bu yoğunluğu alamadık ama Kurban Bayramı’na denk gelen Pfingsten tatili itibarıyla bu yoğunluğu alacağımızı düşünüyorum. Sezonu da açmış olacağız inşallah&quot; diye konuştu.

İKİ BAYRAMLA YÜKSEK SEZON AÇILIŞI

Kavaloğlu, “Turizm sektörünün açılış dönemi Kurban Bayramı’yla Pfingsten’in bir arada olmasına denk düştü bu sefer. Bu an itibarıyla yüksek sezonun da başlayacağını düşünüyorum. Tabii rezervasyonlarda yavaşlama eğilimi olduğu doğru ama iç pazarda çok ciddi yoğunluk var. Özellikle Avrupa’da yaşayan Türklerin bu dönemde tatil ihtiyaçları var ve çok yoğun rezervasyon akışı olduğunu görüyoruz Avrupa’da yaşayan Türklerden. Mayıs’ın başında Rusya’nın tatil dönemi vardı. Bunun çok yoğun geçtiğini söyleyemem. Ama ondan önceki Hollanda bayramı tatili, Kral Günü’nün olduğu dönem ve arkasından Rus bayramı yoğunluk yaşattı. Ama doluluklar orada yüzde 70’ler seviyesinde kaldı. Kurban Bayramı ve Pfingsten itibarıyla dolulukların yüzde 100’ü bulacağını düşünüyorum&quot; dedi.

ERKEN AÇIKLANMASI AVANTAJI

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, her sene Antalya’da sezon 15 Nisan’dan itibaren açılırken, bu yıl İran-ABD savaşının bölgede ciddi rezervasyon iptallerine yol açtığını kaydetti. O yüzden mart ve nisan ayları ve mayısın ilk haftasında dolulukların geçen seneyi yakalayamadığını anlatan Saatçioğlu, “Genelde yüzde 90-95 dolulukları yakalarken bu savaştan dolayı yüzde 65-70 seviyesinde otellerimizi doldurabildik. Şu anda Rusların bayramı var. Bir hareketlik yaşıyoruz ama eski hareketliği maalesef göremedik. Dün Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu açıklamayı çok olumlu karşılıyoruz. Öncelikle, daha evvelki bayram açıklamaları hep böyle bir hafta, iki hafta kala açıklanıyordu. Ve otellerimizi biz zaten doldurmuş oluyorduk. O yüzden bu sene Cumhurbaşkanımızın neredeyse 1 ay önce açıklamayı yapmış olması sevindirici&quot; diye konuştu.

REZERVASYON UYARISI

Kurban Bayramı ve Pfingsten’in aynı döneme denk gelmesiyle bölgede hem yurt dışı hem iç pazardan ciddi hareketlilik beklediklerini kaydeden Saatçioğlu, “9 günlük tatilin açıklanmasından dolayı arama motorlarında şu anda Antalya bölgesindeki tatil imkanları araştırılıyor. Özellikle aileler araştırıyor, çünkü otellerimizin yüzde 90’ında her şey dahil sistemi uygulanmaktadır. O yüzden aileler özellikle tercih ediyor. Artık insanlar kısa tatilleri de çok tercih ediyor. 3, 4 ve 5 gün. O yüzden önü ve arkasını rahatlıkla doldurabileceğimizi düşünüyorum. Bölgede de çok ciddi bir aktivite olacaktır. Sanatçı organizasyonları birçok otel organize edecektir. Doluluklarla ilgili beklenti yüzde 95, yüzde 100’ü bulabiliriz. Çünkü Hristiyanların en önemli bayramıyla beraber çakıştığı için tatil çok yoğun ve hızlı geçecek. O yüzden tatil rezervasyonlarının hızlı gerçekleşmesinde fayda vardır&quot; dedi.

KİŞİ BAŞI 5 BİN TL’DEN 50 BİN TL’YE FİYAT

Bu dönemde Antalya’da Rusların bayramı nedeniyle hareketlilik yaşandığına dikkate çeken POYD Başkan Yardımcısı Ercan Çek, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle bu sezonun çok kötü başladığını hatırlatarak, turizmciler olarak sıkıntılı dönemlerde güzel sonuçlar çıkartabildiklerini ve bugünlerde havalimanı inişlerde geçen yıla yakın sayılar oluştuğunu anlattı. Rusların bayramı sonrasında Kurban Bayramı tatili için beklentileri olduğunu dile getiren Çek, “Şimdiden dolu periyotlar var ama dolulukları tam olmayan otellerin de ciddi talep alacağından eminim. Ve 9 gün olması, Türk misafirin 3-4 günlük tatil alışkanlığının bir kısmını öncesinde, bir kısmını sonrasında gelerek en azından 7-8 güne dayanan bir doluluğun yakalanacağını düşünüyorum. Bu ciddi kriz döneminde bir can suyu olacak bizler için. Kurban Bayramı yüzde 100’ü bulur bütün tesisler. Kaldı ki şu anda doluluklarımız iyi. Ben Antalya bölgesini yüzde 100 olarak görüyorum Kurban Bayramı’nda. Antalya otel anlamında her türlü segmente hitap eden bir bölge. A’dan Z’ye çok farklı tesisler var. Kişi başı 5 bin TL’den 50 bin TL’ye kadar fiyat bulabileceğiniz bir aralıkta Antalya&quot; dedi. (DHA)
</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:56:24 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>467 yıllık camide Ramazan ayının ilk teravih namazı kılındı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/467-yillik-camide-ramazan-ayinin-ilk-teravih-namazi-kilindi/1695194/</guid>
		   <description>Çankırı&amp;#39;da vatandaşlar, Ramazan ayının ilk teravih namazı için 467 yıllık Sultan Süleyman Camii&amp;#39;ne akın etti. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/467-yillik-camide-ramazan-ayinin-ilk-teravih-namazi-kilindi.jpg" />
Çankırı&amp;#39;da vatandaşlar, Ramazan ayının ilk teravih namazı için 467 yıllık Sultan Süleyman Camii&amp;#39;ne akın etti.
Çankırı&amp;#39;da Ramazan coşkusu ilk teravih namazı ile başladı. Yüzlerce kişi, il merkezinde bulunan 467 yıllık Sultan Süleyman Camii&amp;#39;ne akın etti. Kadın, erkek, genç, yaşlı ve çocukların saf tuttuğu Ramazan ayının ilk teravih namazında vatandaşlar, Ramazan ayına ulaşmanın sevincini yaşadı. Teravih namazını kılan vatandaşlar tüm İslam aleminin huzur ve barış içinde Ramazan ayını geçirmesi için dua etti.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 21:16:22 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Sivas Ulu Camii&amp;#39;nde ilk teravih namazı kılındı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/sivas-ulu-camii-nde-ilk-teravih-namazi-kilindi/1695193/</guid>
		   <description>Anadolu&amp;#39;nun en eski camilerinden biri olan tarihi Sivas Ulu Camii&amp;#39;nde, ilk teravi namazı kılındı. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/sivas-ulu-camii39nde-ilk-teravih-namazi-kilindi.jpg" />
Anadolu&amp;#39;nun en eski camilerinden biri olan tarihi Sivas Ulu Camii&amp;#39;nde, ilk teravi namazı kılındı.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Selçuklu döneminde inşa edilen eğik minaresi ile bilinen 832 yıllık Sivas Ulu Cami&amp;#39;nde ilk teravih namazını kılmak isteyen vatandaşlar caminin yolunu tuttu. Yatsı namazı öncesi verilen vaazda Ramazan ayının tüm İslam alemine barış ve huzur getirmesi temennisinde bulunuldu. Vaazın ardından camiyi dolduran yüzlerce kişi, yatsı namazını eda ettikten sonra Ramazan ayının ilk teravih namazını kıldı.
&amp;quot;Mübarek bir duygu&amp;quot;
Teravih namazına gelen İhsan Erten, teravih namazını tarihi Ulu Camii&amp;#39;nde kıldığını için mutlu olduğunu belirterek, &amp;quot;Bu tarihi camide namaz kılmak bizim için mutluluk verici. Bütün İslam alemi için mübarek bir duygu. Teravihi bu camide kıldığım için çok mutluyum. Sivas her zaman ki gibi kar yağışlı, bu yağışta namaz kılmaya geldik&amp;quot; dedi.
Namaz kılmaya gelen bir vatandaş ise, &amp;quot;Ben buraya Şanlıurfa&amp;#39;dan geldim. İlk teravih namazımı tarihi Ulu Camisi&amp;#39;nde kılmak istedim&amp;quot; diye konuştu.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 21:15:52 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Süreyya Paşa&amp;#39;nın kabri yenileniyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/sureyya-pasa-nin-kabri-yenileniyor/1695160/</guid>
		   <description>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Maltepe Belediyesi işbirliğiyle Süreyya Paşa (İlmen), eşi Adalet İlmen ve torunlarının yattığı türbede yenileme çalışmaları başlatıldı. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/sureyya-pasa39nin-kabri-yenileniyor.jpg" />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Maltepe Belediyesi işbirliğiyle Süreyya Paşa (İlmen), eşi Adalet İlmen ve torunlarının yattığı türbede yenileme çalışmaları başlatıldı.
İBB Miras ekibinden Birgül Şimşek, çalışmaların büyük bir titizlikle ve kent mirasına uygun şekilde yürütüleceğini ifade ederken Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen de çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Köymen, geçmiş yıllarda yapılan çalışmalar ile İBB Miras ekiplerinin yürüttüğü ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Köymen, &amp;quot;Tarihi ve kültürel değerleri korumaya devam edeceğiz. Seçim beyannamemizi açıklarken de belirttiğimiz gibi kentin hafızası olan doğal ve kültürel varlıkların korunması ve geleceğe aktarılmasını sağlayacağız. Bu anlamda İBB Miras ekipleriyle uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz&amp;quot; dedi.
Süreyya Paşa kimdir?
10 Nisan 1874 tarihinde Podgorica&amp;#39;da doğan Süreyya İlmen asker, siyasetçi ve aynı zamanda iş insanıdır. Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Mehmed Rıza Paşa&amp;#39;nın oğludur. Harp Akademisi&amp;#39;ni bitirdikten sonra kurmay subay olarak uzun süre Genelkurmay&amp;#39;da çalıştı. Genç yaşta general oldu. İkinci Meşrutiyet&amp;#39;in ilanından sonra askerlik konusunda yayınlar yaptı. Orduda havacılığa yer verilmesinde emeği geçti. Tümen komutanı iken askerlikten ayrılarak İstanbul&amp;#39;da bir dokuma fabrikası (Adalet Mensucat Fabrikası), sinema ve opera binası (Süreyya Operası) kurarak işletmeciliğini yaptı. Çeşitli sportif ve hayır içeren projelere imza attı. Bunların arasında Maltepe&amp;#39;de yaptırdığı Süreyya Plajı ve Bakireler Anıtı de yer almaktadır. 1927&amp;#39;de İstanbul&amp;#39;dan milletvekili seçildi. 1930 yılında aktif siyasi yaşamını noktaladı. İstanbul Maltepe&amp;#39;de SSK Süreyyapaşa Hastanesi&amp;#39;ni kurdu. 6 Şubat 1955 tarihinde öldü.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 20:23:21 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yatağan Nebiköy camii restorasyonu tamamlandı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/yatagan-nebikoy-camii-restorasyonu-tamamlandi/1695083/</guid>
		   <description>Yatağan kırsal Nebiköy mahallesindeki camii, kapsamlı restorasyon sonrası Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık&amp;#39;ın katıldığı törenle tekrar ibadete açıldı. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/yatagan-nebikoy-camii-restorasyonu-tamamlandi.jpg" />
Yatağan kırsal Nebiköy mahallesindeki camii, kapsamlı restorasyon sonrası Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık&amp;#39;ın katıldığı törenle tekrar ibadete açıldı.
Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca kapsamlı şekilde restore edilen Yatağan Nebiköy Camii 11 ayın sultanı Ramazan Ayı arefesinde dualarla ibadete açıldı. Aslına uygun restore ederek gelecek nesillere ulaştırmanın önemini vurgulayan Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, &amp;quot;Camimizin restore edilmesinde, yaşatılmasında emeği geçen Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına ve bu süreçte desteğini, katkısını esirgemeyen Nebiköy mahallesi sakinlerine teşekkür ederim&amp;quot; dedi.
Nebiköy Camii protokol üyelerinin ve mahalle sakinlerinin katılımıyla kılınan cuma namazı ile ibadete açıldı.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 18:13:59 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: &amp;quot; Sanat kimliktir, sanat hafızadır, sanat dayanışmadır&amp;quot;</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-sanat-kimliktir-sanat-hafizadir-sanat-dayanis-madir/1695028/</guid>
		   <description>U¨mraniye Belediyesi Geleneksel Sanatlar Akademisi tarafından du¨zenlenen &amp;quot;Zamanın I·zlerinde Sanata Yolculuk&amp;quot; sergisi, kapılarını sanatseverlere ac¸tı. U¨mraniye Belediyesi Ku¨ltu¨r Sanat Merkezi&amp;#39;nde yer alan serginin ac¸ılıs¸ına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur O¨zdemir Go¨ktas¸, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Ümraniye Kaymakamı Yüksek Çelik, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Bas¸kanı Tugˆba Is¸ık Ercan ve bir çok davetli</description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-quot-sanat-kimliktir-sanat-hafizadir-sanat-dayanismadirquot.jpg" />
U¨mraniye Belediyesi Geleneksel Sanatlar Akademisi tarafından du¨zenlenen &amp;quot;Zamanın I·zlerinde Sanata Yolculuk&amp;quot; sergisi, kapılarını sanatseverlere ac¸tı. U¨mraniye Belediyesi Ku¨ltu¨r Sanat Merkezi&amp;#39;nde yer alan serginin ac¸ılıs¸ına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur O¨zdemir Go¨ktas¸, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Ümraniye Kaymakamı Yüksek Çelik, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Bas¸kanı Tugˆba Is¸ık Ercan ve bir çok davetli katıldı.
&amp;quot;Zaman&amp;quot; temasının sanat u¨zerinden ele alan sergi, gec¸mis¸in izlerini gu¨nu¨mu¨z estetigˆiyle bulus¸turuyor. 20&amp;#39;den fazla brans¸a ait 400 eserin yer aldıgˆı sergi, Geleneksel Sanatlar Akademisi kursiyerlerinin 2023 yılından itibaren yaptıkları eserlerden olus¸uyor. Sergide Hat, tezhip, minyatu¨r, c¸ini, cam is¸lemeciligˆi, sedef kakma, ebru, deri c¸anta, ahs¸ap oyma, seramik ve mozaik gibi geleneksel sanatlarımızın farklı dallarından eserler yer alıyor.
Geleneksel Sanatlar Akademisi bu sergiyle sanatın zaman ic¸indeki yolculugˆuna dikkat c¸ekerek &amp;quot;zaman&amp;quot; ve &amp;quot;sanat&amp;quot; kavramlarını bir araya getirerek ziyaretc¸ilere zamansız bir sanat deneyimi vadediyor. Sanatseverler, sergi kapsamında ilhamını gec¸mis¸ten alan modern eserleri inceleyerek geleneksel sanatların gu¨nu¨mu¨z perspektifinden sundugˆu zengin du¨nyasında keyifli bir yolculugˆa c¸ıkıyor.
&amp;quot;Sanat kimliktir, sanat hafızadır, sanat dayanıs¸madır&amp;quot;
Açılışta konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur O¨zdemir Go¨ktas¸, &amp;quot; Bu sergi bizlere sanatın nasıl yas¸atıldıgˆını ve en o¨nemlisi nasıl yeniden u¨retildigˆini go¨steriyor. Bu anlamda sanat sadece estetik bir degˆer tas¸ımaz, sanat kimliktir, sanat hafızadır, sanat dayanıs¸madır ve bugu¨n sergilenen her eser Anadolu&amp;#39;nun derin izlerini derin hikayelerini tas¸ıyor. Hat sanatıyla kelimeler ruha do¨ku¨lu¨yor, ebru sanatı suyun ic¸inde hayat buluyor, ahs¸ap ellerde canlanıyor, tezhip altın gibi parlıyor. Bu sanat yolculugˆunda bir digˆer o¨nemli durak ise kadın emegˆi ve u¨retimi. ÜKEP projesini bu anlamda c¸ok kıymetli c¸ok degˆerli buluyoruz. Bu projeyle kadınların alın teri ile s¸ekillendirdiği u¨ru¨nler yalnızca evlerinde degˆil, kamusal alanlarda, pazarlarda ve sanat galerilerinde yerini alıyor.&amp;quot; ifadelerini kullandı.
&amp;quot;U¨mraniye Belediyesi olarak sadece fen is¸leri yapmıyoruz&amp;quot;
Bir diğer konuşmacı Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ise, &amp;quot; U¨mraniye Belediyesi olarak sadece fen is¸leri yapmıyoruz, insana dokunacak insanlara birebir hizmet verecek sosyal hizmetler ku¨ltu¨rel hizmetler bilhassa kadın ailede c¸ok degˆerli is¸ler yapıyoruz. Çocuklarla sportif faaliyetlerimiz oluyor, AK Parti belediyeciliğinin Sayın Cumhurbas¸kanımızın 1994 yılında I·stanbul&amp;#39;da bas¸lattıgˆı bu o¨nemli eserlerin devamı niteligˆinde u¨zerine koyarak devam ediyoruz&amp;quot; dedi.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 17:25:09 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Soma&amp;#39;daki Pomaklar Marteniçka geleneğini yaşatıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/soma-daki-pomaklar-martenicka-gelenegini-yasatiyor/1694903/</guid>
		   <description>Soma Pomaklar Derneği (SOPOD), Bulgar ve Balkan kültürünün önemli bir parçası olan Marteniçka geleneğiyle baharın gelişini kutluyor. Her yıl 1 Mart&amp;#39;ta başlayan ve mart ayı boyunca devam eden gelenek, beyaz ve kırmızı yünden yapılan bilekliklerin bileğe takılmasıyla yaşatılıyor. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/soma39daki-pomaklar-martenicka-gelenegini-yasatiyor.jpg" />
Soma Pomaklar Derneği (SOPOD), Bulgar ve Balkan kültürünün önemli bir parçası olan Marteniçka geleneğiyle baharın gelişini kutluyor. Her yıl 1 Mart&amp;#39;ta başlayan ve mart ayı boyunca devam eden gelenek, beyaz ve kırmızı yünden yapılan bilekliklerin bileğe takılmasıyla yaşatılıyor.
Marteniçkalar, doğada bir leylek veya kırlangıç görüldüğünde çıkarılarak çiçek açmış bir ağacın dalına bağlanıyor. Bu ritüelin, sağlık ve bereket getirdiğine inanılıyor. Bir başka gelenekte ise Marteniçka, genç bir meyve fidanına bağlanır ya da taşın altına konur. Eğer taşın altında çok sayıda karınca görülürse, o yılın bereketli geçeceğine inanılır.
Soma Pomaklar Derneği Başkanı Hüseyin İnal, Marteniçka&amp;#39;nın sadece bir gelenek değil, aynı zamanda birlik ve beraberliğin bir simgesi olduğunu belirterek, &amp;quot;Bu kültürü yaşatmak bizim için bir gurur. Her Marteniçka, sevdiklerimize sağlık, mutluluk ve umut dileğimizdir&amp;quot; dedi.
Dernek üyesi Deniz Şahan ise hazırlık sürecini anlatarak, &amp;quot;1 Mart&amp;#39;a günler kala Marteniçka bilekliklerimizi örmeye başladık. Mart geldiğinde aile bireylerimize ve sevdiklerimize hediye ediyoruz. Ay sonunda ise doğaya bırakıyoruz. Bu gelenek, hem baharı karşılamanın hem de umutlarımızı doğaya emanet etmenin güzel bir yolu&amp;quot; ifadelerini kullandı.
Soma Pomaklar Derneği, tüm Somalılara Marteniçka takarak bir dilek tutmalarını ve baharın coşkusunu paylaşmalarını önerdi.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 16:11:56 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Muğla&amp;#39;da perdeler 12 Mart&amp;#39;ta kadınlar için açılıyor</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/mugla-da-perdeler-12-mart-ta-kadinlar-icin-aciliyor/1694878/</guid>
		   <description>2025 yılının Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilecek &amp;#39;Kadın Oyunları Festivali&amp;#39; 8 farklı ilde sahnelenecek oyunlarla izleyicisiyle buluşacak. Sırası ile Ankara, Aydın, Bandırma, Konak, Manisa, Muğla, Çanakkale ve Ayvalık&amp;#39;ta gerçekleşecek festivalin her ayağı 5 gün sürecek ve her birinde birbirinden farklı kadın temalı beş tiyatro oyunu sahnelenecek. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/mugla39da-perdeler-12-mart39ta-kadinlar-icin-aciliyor.jpg" />
2025 yılının Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilecek &amp;#39;Kadın Oyunları Festivali&amp;#39; 8 farklı ilde sahnelenecek oyunlarla izleyicisiyle buluşacak. Sırası ile Ankara, Aydın, Bandırma, Konak, Manisa, Muğla, Çanakkale ve Ayvalık&amp;#39;ta gerçekleşecek festivalin her ayağı 5 gün sürecek ve her birinde birbirinden farklı kadın temalı beş tiyatro oyunu sahnelenecek.
Bu yıl da büyük bir merakla beklenen festivalin oyunlarına Muğla Büyükşehir Belediyesi 12-16 Mart tarihleri arasında ev sahipliği yapacak. Kadın sorunlarına küresel ve ulusal ölçekte dikkat çekmeyi hedefleyen bu festivalde, titizlikle yapılan bir değerlendirme sonucu sekiz oyun seçildi ve her kent için özgün bir program oluşturuldu. Festival süresince toplamda kırk gösterim yapılacak olup, aynı zamanda kadın sorunlarına yönelik çeşitli söyleşiler de gerçekleştirilecek.
Tiyatronun geliri kız çocuklarının eğitimine umut olacak
Bir farkındalık projesi olarak da bilinen &amp;#39;Kadın Oyunları Festivali&amp;#39;nde gelenek bozulmayarak bu yıl da gelirinin belirli bölümü kız çocuklarının eğitimine destek sağlayan bir sivil toplum kuruluşuna bağışlanacak.
Kadın oyunları festivali programı
Bu yıl beşincisi düzenlenen ve 12-16 Mart tarihleri arasında Muğla Büyükşehir Belediyesi&amp;#39;nin ev sahipliğinde gerçekleşecek festival, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi&amp;#39;nde &amp;quot;Othello! Seyircili İntikam Provası&amp;quot; ile 21.00&amp;#39;da başlayacak. Ardından 13 Mart&amp;#39;ta Yaban Arısı, 14 Mart&amp;#39;ta &amp;quot;Havva Değişecek Bu Hikâye&amp;quot; oyunları 21.00&amp;#39;da izleyicileri ile buluşacak. 15 Mart&amp;#39;ta &amp;quot;Hikâyesinde Senden Bahsetti&amp;quot; oyunu ise 18.00&amp;#39;da sahnelenecek.16 Mart&amp;#39;ta &amp;quot;Fok Derisi Kavuşma&amp;quot; oyunu 21.00&amp;#39;da sahnelenerek Muğla programı sona erecek.
Başkan Aras, &amp;quot;Sanat ve kadınlar toplumun en güçlü dönüştürücü dinamiğidir&amp;quot;
Türkiye&amp;#39;nin ve Avrupa&amp;#39;nın kadın temalı ilk tiyatro festivaline ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, &amp;quot;Sanat ve kadınlar, toplumun en güçlü dönüştürücü dinamiklerindendir. Sanatın toplumsal meseleleri görünür kılma gücüyle, kadınların yaşamın her alanındaki varlığı birleştiğinde, değişim kaçınılmaz olur. Bu nedenle, kadın sorunlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen tiyatro festivalini son derece kıymetli buluyorum. Gerçek yaşamdan kesitleri tiyatro sahnesinde değerli sanatçılarımız bizler için canlandıracak. Bu nedenle Türkiye&amp;#39;nin ve Avrupa&amp;#39;nın kadın temalı tek tiyatro festivali olan &amp;#39;Kadın Oyunları Festivali&amp;#39;ne ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum&amp;quot;
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:52:03 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>8&amp;#39;inci Erdemir Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvuru süreci başladı</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/8-inci-erdemir-celik-ve-yasam-heykel-yarismasi-icin-basvuru-sureci-basladi/1694861/</guid>
		   <description>Erdemir&amp;#39;in bu yıl &amp;quot;Geleceğe Yeşil Bir Miras: Sıfır Karbon&amp;quot; teması ile düzenlediği Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı. Yarışma ile heykel sanatının gelişmesinde rol oynayacak genç yetenekleri destekleyen Erdemir, aynı zamanda Türkiye&amp;#39;de sanat eğitimine katkı vermeyi de hedefliyor. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/839inci-erdemir-celik-ve-yasam-heykel-yarismasi-icin-basvuru-sureci-basladi.jpg" />
Erdemir&amp;#39;in bu yıl &amp;quot;Geleceğe Yeşil Bir Miras: Sıfır Karbon&amp;quot; teması ile düzenlediği Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması için başvurular başladı. Yarışma ile heykel sanatının gelişmesinde rol oynayacak genç yetenekleri destekleyen Erdemir, aynı zamanda Türkiye&amp;#39;de sanat eğitimine katkı vermeyi de hedefliyor.
Erdemir&amp;#39;in 60 yıldır hayat verdiği çeliğin genç yeteneklerin elinde yeniden şekillenerek sanat eserlerine dönüştüğü Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması&amp;#39;nın 8&amp;#39;incisi için başvuru süreci 27 Şubat tarihinde başladı. Bu yıl &amp;quot;Geleceğe Yeşil Bir Miras: Sıfır Karbon&amp;quot; teması ile düzenlenen yarışma ile sanat eğitimlerine katkı sağlanarak gençlerin üretime teşvik edilmesi ve çeliğin insan hayatındaki vazgeçilmez yerinin sanat yoluyla anlatılması hedefleniyor.
Türkiye&amp;#39;deki üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinin heykel bölümünde lisans ve lisansüstü eğitimlerine devam eden öğrencilerin katılımına açık olan Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması&amp;#39;na başvurular Erdemir&amp;#39;in internet sitesi üzerinden 9 Mart tarihine kadar yapılabilecek. 14-22 Nisan tarihleri arasında eserlerin gönderilebileceği yarışmanın ödül töreni ise 8 Mayıs&amp;#39;ta OYAK Maden Metalürji Konferans ve Fuaye Alanı&amp;#39;nda gerçekleştirilecek.
Hedef daha yeşil bir geleceğe katkı sağlamak
Erdemir Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması&amp;#39;nın bu yılki teması, çevresel sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığı artırmak ve daha yeşil bir geleceğe katkı sağlamak amacıyla &amp;quot;Geleceğe Yeşil Bir Miras: Sıfır Karbon&amp;quot; olarak belirlendi. Yarışma bu yıl, söz konusu hedef doğrultusunda; çeliğin sürdürülebilir bir geleceğe olan taahhüdünü, insanoğlunun geleceğe yolculuğunda karşılaştığı zorluklara, yenilikçi ve verimli çözümlerle yanıt verebilme yeteneğini ortaya koymayı amaçlıyor.
Seçici Kurul, ödül kazanan eserleri belirleyecek
Yarışmada, Seçici Kurul tarafından yapılacak değerlendirmelerin ardından birinci, ikinci ve üçüncü dereceye layık görülen eserler ödüllendirilecek. Ayrıca, Jüri Özel Ödülü, Erdemir Özel Ödülü ve Mansiyon Ödülleri kapsamında toplam 30 eser sahibi ödül almaya hak kazanacak.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:38:51 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Yunusemre&amp;#39;de Ramazan dolu dolu geçecek</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/yunusemre-de-ramazan-dolu-dolu-gececek/1694831/</guid>
		   <description>Yunusemre Belediyesi, 11 ayın sultanı Ramazan&amp;#39;ı karşılamaya hazırlanıyor. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yansıtacak etkinlikler hazırlayan Yunusemre Belediyesi, binlerce vatandaşı iftar sofralarında ağırlayacak. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/yunusemre39de-ramazan-dolu-dolu-gececek.jpg" />
Yunusemre Belediyesi, 11 ayın sultanı Ramazan&amp;#39;ı karşılamaya hazırlanıyor. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yansıtacak etkinlikler hazırlayan Yunusemre Belediyesi, binlerce vatandaşı iftar sofralarında ağırlayacak.
Yunusemre Belediyesi, 11 ayın sultanı Ramazan&amp;#39;ın adına yaraşır şekilde yaşanması için hazırlıklarını tamamladı. Ay boyunca farklı mahallelerde iftar sofraları kuracak Yunusemre Belediyesi, Ramazan ayı boyunca konserler ve ilahiler, orta oyunlar ve çeşitli gösteriler düzenleyecek. Ramazan etkinlikleri kapsamında 6 Mart Perşembe günü 100. Yıl Meydanı&amp;#39;nda Ramazan Çarşısı kurulacak. 8 Mart Cumartesi günü 100. Yıl Meydanı&amp;#39;nda Türk Sanat Musikisi grubu Ervah-ı Zenan sahne alırken; 23 Mart Pazar günü İlahiyatçı Prof. Dr. Fatih Koca, 26 Mart Çarşamba günü idrak edilecek Kadir Gecesi ise Mevlithan Bilal Demiryürek Manisalılarla buluşacak.
Barış, kardeşlik ve paylaşmanın önemine dikkat çekti
Ramazan ayının manevi iklimini en güzel şekilde yaşatmayı amaçladıklarını belirten Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisalıların Ramazan ayını kutladı. Başkan Balaban konuya ilişkin yaptığı açıklamada, &amp;quot;11 ayın sultanı Ramazan ayının ülkemize, şehrimize hayırlar getirmesini diliyorum. Bu mübarek ayda barış, kardeşlik ve paylaşım duyguları pekişir. Komşularımızı, büyüklerimizi, hastalarımızı ziyaret edelim, yoksullarımızı unutmayalım. Sokak hayvanlarımıza bir kap su, bir parça yiyecek vererek onlara da merhamet gösterelim. Yunusemre Belediyesi olarak, Ramazan ayının ruhuna uygun programlar hazırlayarak vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Birlik ve beraberliğimizi güçlendirecek etkinliklerde tüm halkımızı aramızda görmekten mutluluk duyacağız.&amp;quot; şeklinde konuştu.
Yapılacak iftar ve etkinlikler
Yunusemre Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca yapılacak etkinlikler ve iftar programları ise şöyle: &amp;quot;1 Mart Cumartesi: Karaköy İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 3 Mart Pazartesi: Resim Sergisi. 6 Mart Perşembe: Ramazan Çarşısı Açılışı ve Sirk Gösterisi, 100. Yıl Meydanı. 7 Mart Cuma: Horozköy İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi-Sirk. 8 Mart Cumartesi: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Konser: Ervah-ı Zenan Tasavvuf Müziği. 9 Mart Pazar: Cem Evi Tiyatro Gösterisi -Millet Çarşısı. 10 Mart Pazartesi: Akgedik İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 11 Mart Salı: Muradiye İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 12 Mart Çarşamba: Ayn-ı Ali İftar Programı. 13 Mart Perşembe: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 14 Mart Cuma: Pelitalan İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 15 Mart Cumartesi: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 16 Mart Pazar: Millet Çarşısı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 17 Mart Pazartesi: Barbaros İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 18 Mart Salı: Millet Çarşısı İftar programı. 19 Mart Çarşamba: Üçpınar İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 20 Mart Perşembe: 100. Yıl Meydanı İftar, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 21 Mart Cuma: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. Nevruz Kutlamaları. 22 Mart Cumartesi: Osmancalı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 23 Mart Pazar: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi, İlahiyatçı Prof. Dr. Fatih Koca Söyleşisi. 24 Mart Pazartesi: Maldan İftar Programı, Hacivat ve Karagöz gösterisi. 25 Mart Pazartesi: Laleli İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 26 Mart Perşembe: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Kadir Gecesi Programı. 27 Mart Cuma: Tiyatro Programı - Millet Çarşısı, 28 Mart Cumartesi: 100. Yıl Meydanı İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi. 29 Mart Pazar: Karaköy İftar Programı, Hacivat ve Karagöz Gösterisi.&amp;quot;
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:27:15 +0300</pubDate>
		   </item>
			<item>
		   <title>Canik&amp;#39;te Türk Kültürü üzerine söyleşi</title>
           <guid isPermaLink="true">https://www.haber16.com/canik-te-turk-kulturu-uzerine-soylesi/1694817/</guid>
		   <description>SAMSUN (İHA) – Samsun&amp;#39;un Canik Belediyesi&amp;#39;nin ilçede gerçekleştirdiği &amp;#39;Beklenen Sensin&amp;#39; Söyleşinde Türk Kültürü ele alındı. </description>
           		   <content:encoded><![CDATA[<p>
<img src="https://www.haber16.com/images/haberler/2025/02/canik39te-turk-kulturu-uzerine-soylesi.jpg" />
SAMSUN (İHA) – Samsun&amp;#39;un Canik Belediyesi&amp;#39;nin ilçede gerçekleştirdiği &amp;#39;Beklenen Sensin&amp;#39; Söyleşinde Türk Kültürü ele alındı.
Canik Belediyesi, ilçede &amp;#39;Beklenen Sensin&amp;#39; adlı söyleşi programı düzenledi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferat Uzun&amp;#39;un Türk tarihi, Türk kültürel değerleri ve Türk mutfağı konularında söyleşi gerçekleştirdiği programda, öğrencilere yönelik interaktif etkinlikler de gerçekleştirildi.
İlçe Halk Kütüphanesi ve Etüt Merkezi&amp;#39;nde gerçekleştirilen söyleşi programında Prof. Dr. Ferat Uzun tarafından katılımcılara ayrıca Ramazan ayında doğru ve yeterli beslenme ile su tüketiminin önemi hakkında da bilgiler verildi. Söyleşi programı süresince öğrencilerin ve vatandaşların sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Uzun, programda tarih eğitimlerinin öneminden bahsetti.
İHA</p>]]></content:encoded>
		   <pubDate>Fri, 28 Feb 2025 15:20:37 +0300</pubDate>
		   </item>
			</channel>
</rss>