|
2012
Yönetmenliðini Roland Emmerich'in, senaryosunu Harald Kloser ile Roland Emmerich'in kaleme aldýðý ''2012'' nin görüntü yönetmenliðinde Dean Semler, yapým tasarýmýnda Barry Chusid, kurgusunda Peter S. Elliot ve David Brenner, kostüm tasarýmýnda ise Shay Cunliffe'in imzasý bulunuyor.
John Cusack, Chiwetel Ejiofor, Amanda Peet ile Oliver Platt'in rol aldýðý filmin konusu þöyle: ''Yazar Jackson Curtis'in, romanýna fazla zaman ayýrmasý, evliliðinin yýkýlmasýna ve ailesinin gelgitler yaþamasýna neden olur. Ama Jackson hep çocuðuna düþkün bir baba olur ve býçak kemiðe dayandýðýnda ailesini kurtarmak için her þeyi yapacaðýný kanýtlar. Jackson'ýn eski eþi Kate, kocasýnýn iþine duyduðu ilgiyle rekabet etmekten býktýðý için ondan ayrýlmýþ, ama onunla arkadaþ kalmýþtýr. Dünyada dengeler deðiþmeye baþlayýp Los Angeles'ý yerle bir edince, Jackson ve ailesi hayatta kalýp yeni dünyayý görmek için karadan ve havadan umutsuzca bir yolculuða koyulur.
Bu arada, dünyadaki hükümetlerin en yüksek zirvelerinde bir plan yapýlmýþtýr. Tüm insan ýrkýný kurtarmalarý mümkün olmayacaktýr ama bir kýsmýný kurtarabileceklerdir. Bu insanlar yeni bir toplum kurma imkanýna sahip olacaktýrlar. Baþkan Thomas Wilson dünyanýn karþý karþýya olduðu krizi çok çabuk anlar ama kitlesel bir isteriye meydan vermemek için de bu bilgiyi gizli tutmaya ayný hýzla karar verir. Baþkanýn bilim baþdanýþmaný Adrian Helmsley, dünyanýn mesaj kodlarýný kýrmayý baþarmýþtýr ve olabildiðince çok insaný kurtarmaya kararlýdýr. Genelkurmay baþkaný Carl Anheuser kibirli ve çabuk öfkelenen biri olmakla beraber, toplumun –en azýndan parasý yetenlerin- kurtulduðunu görmeye ayný ölçüde kararlýdýr. Baþkanýn kýzý Laura babasýnýn hükümetinindünyadan sakladýklarý þey karþýsýnda þok geçirir. Aslýnda, görünen odur ki hükümetten olmayýp da olacaklar hakkýnda bir fikri olan tek kiþi bir radyo sunucusu (ve belki bir peygamber) olan Charlie Frost'tur. Frost öngörülerini radyodan dinleyicilerine aktarýr.''
''2012''nin çekimleri beþ aylýk bir dönemde Kanada'nýn Vancouver kentinde tamamlandý. Prodüksiyonda, beþ deðiþik tesiste bulunan 13'ten fazla setin yanýnda palmiye aðaçlarý ve mavi perdesiyle tamamlanan, devasa bir ''sarsýntýlý zemin'' den oluþan, yapma dýþ ''setler'' kullanýldý.
Kamloops civarýndaki bölgeler Yellowstone Parký ve ekibin bir hafta boyunca çekim yaptýðý Tibet'in yerine geçti. Ana çekimler Los Angeles'ta yapýlan birkaç dýþ çekimle sona erdi.
BORNOVA BORNOVA
Ýnan Temelkuran'ýn yönettiði ve Öner Erkan, Kadir Çermik, Damla Sönmez ile Erkan Bektaþ'ýn oynadýðý ''Bornova Bornova'', bu hafta seyirciyle buluþtu.
Hayallerin iyice küçüldüðü, ruh saðlýðýný bozmadan yaþamanýn zorlaþtýðý bir dönemde geçen filmin konusu özetle þöyle: Sýradan hayatlar büyük umutlara dönüþmüþtür. 'Ah bize de bir þans verilse' diye mahalle bakkalýnýn önünde günlerini geçiren Salih ve Hakan aðabey-kardeþ gibidirler. Askerden yeni dönen ve sakatlýk yüzünden futbolculuk kariyeri baþlamadan bitmiþ olan Hakan, vasýfsýz ve iþsizdir, taksici olmayý bekler. Mahallenin psikopatý Salih aðabeyi onu dinleyen ona kendince öðütler veren tek kiþidir. Ýyi ve eðitimli bir aileden gelen Salih, mahalledeki her türlü yasa dýþý iþe bulaþýr. Çevredeki herkes ondan korkar. Hakan'ýn 'hasta olduðu' ama konuþmaya cesaret edemediði liseli Özlem de buna dahildir.
Erotik fanteziler yazarak geçimini saðlayan felsefe doktora öðrencisi Murat, Salih'in çocukluk arkadaþýdýr. Murat, Hakan'a, Salih ve Özlem arasýnda geçen ve erotik fantezi olarak kullandýðý bir olayý anlatýr. Hakan, hayal kýrýklýðýna uðramýþ ve kafasý karýþýk olarak anlatýlanlarýn tamamýný öðrenmek için Özlem'in evine doðru yola çýkar. Özlem ise Hakan'ý görünce ondan korkar. Ancak hiçbir þey anlatýldýðý gibi deðildir. Olaylar buradan sonra geliþir.
SULUBOYA
Senaristliðini, yönetmenliðini ve yapýmcýlýðýný Cihat Hazardaðlý'nýn yaptýðý ''Suluboya/The Watercolor''da çocuk oyuncu Sarp Alemdaroðlu'nun yanýsýra Haluk Bilginer, Savaþ Dinçel, Cansel Elçin, Asu Emre, Altan Erkekli, Ahmet Gülhan, Tamer Karadaðlý, Bedri Koraman, Fergan Mirkelam, Metin Uca, Tuba Ünsal, Ayþenur Yazýcý, Serra Yýlmaz ve Selçuk Yöntem rol aldý.
Filmin çekiminden sonra hayatIný kaybeden Savaþ Dinçel'i ise yakýn dostu Müjdat Gezen seslendirdi.
Hazardaðlý'nýn üzerinde üç yýl boyunca çalýþtýðý filmde maketler, çizimler ve fotoðraf sanatý ile dijital efektli suluboya tekniði bir araya getirildi.
Ýngilizce dublaj ve Türkçe alt yazýlý olarak sinemaseverlerle buluþacak filmin müziðini Fazýl Say yaptý.
Türkiye'de basýlan ilk dijital film olma özelliðine de sahip olan ''Suluboya/The Watercolor''da bilgisayar ortamýnda hazýrlanan tüm mekanlar maket olarak yapýldý.
Film kareleri için oyuncular tek tek fotoðraflandý. Film gösterime hazýrlanana dek tam 3 milyon iþlemden geçti. Mekanlarýn maketleri yapýldý, sanatçýlar özel bir teknikle boyandý, çekilen binlerce kare fotoðraf ve suluboya efektleri birleþtirildi. Oyunculuk ve renkler bir araya getirildi.
Cihat Hazardaðlý'yý, yýllar önce yaptýðý Plastip Show'lar veya basýndaki çizgileri ile tanýyan seyirciler, bu kez bambaþka bir teknikle izleyecek.
Farklý tarzýyla sinemaseverleri salOnlara çekeceði tahmin edilen filmin hikayesi þöyle: Filmin konusunun merkezini sanat oluþturuyor, resme çok yetenekli ve meraklý olan 12 yaþýndaki Marco'nun hayalleri, hedefleri, babasýnýn onu bir gün üç sokak ressamý ile tanýþtýrmasýyla bambaþka bir boyuta geçer. Yalnýzca üç ihtiyar ressam deðildir Marco'yu büyüleyen. Bir de ressamlarýn birlikte büyüttüðü 18 yaþýndaki Lorella, hayatýnýn merkezine girer küçük Marco'nun. Lorella'nýn, Marco'ya resim dersi vermesiyle sürer bu iliþki. Marco bu güzel resim öðretmenine aþýk olmuþ sanatla birlikte aþký ve cinselliði de keþfetmeye baþlamýþtýr artýk. Ama Marco'nun aþký karþýlýksýzdýr, Lorella suluboyayý küçümseyen bir
sanat koleksiyoncusuna aþýktýr. Marco ise geleceðin en büyük suluboya koleksiyoncusu olmak için bulduklarýný biriktirir. Marco 30'lu yaþlarýnda koleksiyonunun kutularýný açar. Yaþlýlarýn geçmiþini araþtýrýr, bulduklarý hayatýný deðiþtirecektir.
SUÝKASTÇÝLER TURNUVASI
Scott Mann'ýn yönettiði ve Robert Carlyle, Kelly Hu, Ving Rhames ile Scott Adkins'ýn oynadýðý ''Turnuva/ The Tournament'', haftanýn diðer yabancý filmi.
Robert Carlyle, Kelly Hu, Ian Sommerhalder, Liam Cunningham ve Ving Rhames'ýn rol aldýðý filmin konusu özetle þöyle: Her yýl, gözden uzak ve dikkat çekmeyen bir kasabada, dünyanýn en tehlikeli 30 suikastçisi arasýnda, hayatta sadece tek bir adam kalýncaya dek, kazananýn 10 milyon dolarlýk büyük ödüle ulaþacaðý bir turnuva düzenlenir. Yüksek bahis oynamaktan keyif alan bir milyarderler konsorsiyumu tarafýndan düzenlenen turnuva, katýlýmcýlarý tarafýndan kapalý devre bir yayýnla sonuna kadar takip edilir.
Turnuvaya katýlan suikastçilerin her birine birer takip cihazý ve düþmanlarýnýn yerini tespit edebilecekleri birer el bilgisayarý verilir. Ancak suikastçilerden biri takip cihazýndan kurtulmanýn bir yolunu bulur ve alkolik bir rahip olan Macavoy cihazý yanlýþlýkla yutar. Oldukça güzel bir kadýn olan Lai Lai de turnuvanýn gözde katillerinden biridir ve son hedefini, masum bir hamile kadýn olduðunun farkýna varmadan, öldürür. Turnuva organizatörlerinden intikam almaya kararlý olan Lai Lai, milyarderlerin bahis oynamaya devam ettiði merkeze ulaþana kadar rahibi korumasý altýna alýr. Suikastçilerin birçoðunu altetmeyi baþarýrlar fakat uzun yýllardýr þampiyonluðu kimseye kaptýrmayan Joshua tarafýndan avlanýrlar. Ölen hamile kadýn onun karýsý Mary'dir ve neden kendisi yerine karýsýnýn öldürüldüðünü öðrenmeye çalýþmaktadýr. Lai Lai ile beraber Mary'nin turnuvanýn baþýndan beri hedef olduðunu öðrenirler. Turnuvayý organize eden güçler, Joshua'nýn turnuvaya katýlacaðýndan emin olmak istemiþlerdir. Joshua çok kanlý bir intikam yolculuðuna çýkar.''
|