Gübre Fiyatlarý
Yüksek fiyatý nedeniyle çiftçinin belini büken gübre fiyatlarý nihayet düþüþe geçti. Hammaddesi petrol olan gübre, petrolün fiyatýnýn düþmesiyle birlikte ucuzladý. 2009 yýlý ortalarýnda bu düþüþü bekleyen Gübre Ürecileri ve Ýthalatçýlarýna göre gübre fiyatlarýnda yaþanan gerileme tarým adýna sevindirici ancak yeterli deðil. Üretici ve ithalatçýlara göre devletin gübre fiyatýna KDV indirimi ve destekleme yapmasý þart. Türkiye yýlda 4,5 milyon ton gübre kullanýyor. Bunun 2 milyonu ithal, 2,5 milyon tonuysa yerli üretim ancak yerli üretimin hammaddesi de petrol olduðu için her anlamda gübre konusunda dýþa baðýmlýyýz. 2007 Kasým ayýndan bu yana petrolün varil fiyatý 150 dolara kadar çýkýnca bu durum gübre fiyatlarýna da yansýdý. Gübre Üreticileri ve Ýthalatçýlarý Derneði Baþkaný Levent Gelgeç, yüksek fiyatlar nedeniyle gübre pazarýnda yüzde 13 e varan bir daralma yaþanacaðýný söylemiþti. Petrol fiyatlarý düþtü, en önemli gübre üreticilerinden Çin elindeki stoðu eritmek için fiyat düþürdü. Petrolün fiyatýnýn yüksek olduðu dönemde gübre Ýthal eden ithalatçýlar zarar görecek olsa da yine de yaþanan düþüþü üretici ve tarým açýsýndan sevindirici bulundu.
Armutlarýmýz Almanya’dan Ýlaç Kalýntýsý Yüzünden Geri Geldi
Tarým Bakanlýðý, tarým ürünleri üzerindeki zirai ilaç kalýntýsýný önlemek için bu yýl ‘reçeteli sistem’ baþlamýþtý. Ama Türkiye’den Almanya’ya ihraç edilen armutlar geçen yýl olduðu gibi bu sene de amitraz kalýntýsý yüzünden geri gönderildi. Baden-Württember Gýda Kontrol Dairesi’nin yaptýðý kontrollerde Türkiye’den ithal edilen armutlarýn amitrazýn sýnýr deðerlerinin üzerinde tespit edildiði açýklandý. Bu yýl farklý ülkelerden 45 örneðin analiz edildiðini açýklayan yetkililer, sadece Türkiye’den gelen ürünlerde bu problemin yaþandýðýný dile getirdi. Güney Amerika’dan 12, Almanya’dan 10, Türkiye’den 8, Güney Afrika’dan 6, Ýtalya’dan 4, Ýspanya ve Hollanda’dan birer örneðin incelendiðini açýklayan Alman yetkililer, Türkiye’nin haricindeki ülkelerden gelen örneklerde amitraz kalýntýsýna rastlanmadýðýný, Türkiye’den gelen örneklerin hepsinde en üst sýnýr deðer olarak belirlenen 0,01 miligram/kiloyu aþan düzeyinde kalýntý tespit edildiði belirtilmiþtir.
Bakanlýk açýklamasýnda ‘Sadece AB veya diðer ülkelere ihraç ürünlerinde deðil ayný zamanda kendi ülkemiz vatandaþlarýna güvenilir ürün saðlanmasý, tarýmsal ürünlerde pestisit kalýntýlarýnýn önlenmesi, kimyasallarýn güvenli kullanýmý ve çevrenin korunmasýna yönelik Bakanlýðýmýzca Risk Bazlý Bitki Koruma Ürünleri’nin Yasaklanmasý kapsamýnda 31 Aralýk 2008 tarihinden itibaren amitraz dahil 75 adet, 31 Aðustos 2009 tarihinden itibaren 49 adet aktif maddenin ithalatý ve imalatý durdurulmuþtur’ diyerek, kendisini temize çýkartýrken, üreticileri de sanki yasaklanmýþ bir ilacý kullanmýþlar gibi itham ediyor. Bu ilaçlarýn kullanýmý eldeki stoklar bitene kadar serbest býrakýldý. Bunu Tarým Bakanlýðý hep yapýyor. Sebebi ise eldeki stoklarýn imhasýnýn büyük problem oluþturmasý. Birtakým ilaçlarý saðlýk açýsýndan riskli olduklarý gerekçesi ile yasaklýyor, ancak bunlarýn eldeki stoklarýný imha ederek ve ettirerek deðil de çiftçiye kullandýrarak erittiriyor.
Tarým Ýlaçlarýnda Reçeteli Satýþ Dönemine Geçildi;
12.02.2009 tarihi itibariyle Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satýþ Usul ve Esaslarý Hakkýnda Yönetmelik yayýnlanarak yürürlüðe girdi. Bu yönetmelikle reçete yazma yetkisi verilebilecek kiþiler, reçete yazma yetki belgesi almak için Bakanlýk tarafýndan verilen eðitim ve sonunda yapýlan sýnav sonucunda alýnan yeterlilik belgesi Ýl Müdülüðüne müracat edilerek yapýlmýþtýr. Eðitim sonrasýnda yapýlacak sýnav sonucunda 60 ve üzeri puan alanlar baþarýlý sayýlarak belge almaya hak kazanmýþlardýr.
TARIM HAVZASI ÇÖZÜM MÜ?
Türkiye’de 30 tarým havzasý belirlendi. Türkiye tarýmýnýn en önemli sorunlarýndan birisi, üretimin planlanamamasý sorununu çözeceði iddiasýyla ortaya atýlan Tarým Havzalarý Destek Modeli, tartýþma yarattý. Tarým ve Köyiþleri Bakaný Mehdi Eker’in ‘devrim’ sözleriyle tanýttýðý model, çiftçi örgüt ve temsilcilerinin, “Ülkenin tarým ihtiyaçlarýyla örtüþmediði gibi çiftçilerin de yararýna deðil” eleþtirisiyle karþýlaþtý. Hükümetin açýkladýðý model, Türkiye’yi 30 tarým havzasýna (toprak, iklim, topografya, bitki istekleri verilerine göre) bölüyor. Ve bu havzalarda 16 ürün destekleme kapsamý alýnýyor. Destek kapsamý ve destek miktarý havzalara göre deðiþecek. Bazý havzalar daha çok desteklenebilecek. Sistemin yararlarý hakkýndaki iddialar þunlar: Planlý bir tarýmsal üretim gelecek. Verimi artacak. Arz açýðý olan ve ithal edilen tarým ürünlerinin üretimi desteklenerek, ürün açýðý kapatýlacak ya da açýk azaltýlacak. Hangi havzada hangi ürünün yetiþtirilmesi halinde ne tür destekten yararlanabileceði hükümet tarafýndan önceden açýklanacaðý için üretici avantajlý olacak. Çünkü üretici, hangi ürünü ne kadar üreteceðinin kararýný önceden verecek... Ýddialarýna bakýnca, düzenleme oldukça olumlu gözükmesine raðmen, uygulanan politikalarýn iddialarý hayata geçirmeye imkan vermeyeceði eleþtirileri öne çýktý. Farklý havzalarda bulunan iki komþu ilçenin, desteklenecek ürün ve uygulanacak destekleme miktarlarý açýsýndan farklý pozisyonlarda olabileceðine dikkat çekilen eleþtirilerde, bu durumun, Tarým Havzalarý Destek Modeli’ni siyaseten hem güçleþtireceði, hem de siyasal kaygýlarla uygulamanýn yanlýþ yönlendirilebilme olasýlýðýný artýracaðý belirtildi.

GDO SAVAÞLARI
Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý, yýl içerisinde Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalý (GDO) ürünlerle ilgili yönetmelik yayýmladý. Sendikalar, bilim adamlarý, ilgili meslek kuruluþlarý yönetmeliðe tepki gösterdi. Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar (GDO) yönetmeliðinin iptali ve yürürlüðünün durdurulmasý istemiyle Danýþtay’da dava açýldý. Kamuoyunda tepki yaratan GDO yönetmeliði yayýmlandýktan 25 gün sonra deðiþtirildi. “GDO’suz ürünlerin etiketinde GDO’suz olduðuna dair ifadeler bulunamaz” hükmü çýkarýldý. Oranlar kaldýrýldý, bir üründe milyonda 1 bile GDO olmasý halinde, ürün GDO’lu kabul edilecek. Danýþtay, GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmeliðin bazý maddelerinin yürütmesini durdurdu. Tarým ve Köyiþleri Bakaný Mehdi Eker, “Benden bakanlýk olarak savunma istenmeden bu karar verildi. Neticede mahkeme kararý, uygulayacaðýz” dedi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasý Baþkaný Gökhan Günaydýn, Danýþtay’ýn, GDO yönetmeliðinin yürütmesini durdurmasýyla söz konusu ürünlerin ithalatýna iliþkin hiçbir düzenleyici iþlem kalmadýðýný, GDO’lu ürünlerin ülkeye serbestçe girebildiðini söyledi. Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý, aralýk ayýnda, kamuoyunda sýkça tartýþýlan Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizma (GDO) hakkýnda çeþitli bilgileri içeren iki sayfalýk bir broþür hazýrlayýp, elektronik ortamda vatandaþlarýn e-maillerine gönderdi. Buna karþýlýk bilim adamlarý ve çevreciler, olayýn peþini býrakmayacaklarýný duyurdular.

Gübre Fiyatlarý
Yüksek fiyatý nedeniyle çiftçinin belini büken gübre fiyatlarý nihayet düþüþe geçti. Hammaddesi petrol olan gübre, petrolün fiyatýnýn düþmesiyle birlikte ucuzladý. 2009 yýlý ortalarýnda bu düþüþü bekleyen Gübre Ürecileri ve Ýthalatçýlarýna göre gübre fiyatlarýnda yaþanan gerileme tarým adýna sevindirici ancak yeterli deðil. Üretici ve ithalatçýlara göre devletin gübre fiyatýna KDV indirimi ve destekleme yapmasý þart. Türkiye yýlda 4,5 milyon ton gübre kullanýyor. Bunun 2 milyonu ithal, 2,5 milyon tonuysa yerli üretim ancak yerli üretimin hammaddesi de petrol olduðu için her anlamda gübre konusunda dýþa baðýmlýyýz. 2007 Kasým ayýndan bu yana petrolün varil fiyatý 150 dolara kadar çýkýnca bu durum gübre fiyatlarýna da yansýdý. Gübre Üreticileri ve Ýthalatçýlarý Derneði Baþkaný Levent Gelgeç, yüksek fiyatlar nedeniyle gübre pazarýnda yüzde 13 e varan bir daralma yaþanacaðýný söylemiþti. Petrol fiyatlarý düþtü, en önemli gübre üreticilerinden Çin elindeki stoðu eritmek için fiyat düþürdü. Petrolün fiyatýnýn yüksek olduðu dönemde gübre Ýthal eden ithalatçýlar zarar görecek olsa da yine de yaþanan düþüþü üretici ve tarým açýsýndan sevindirici bulundu.
Armutlarýmýz Almanya’dan Ýlaç Kalýntýsý Yüzünden Geri Geldi
Tarým Bakanlýðý, tarým ürünleri üzerindeki zirai ilaç kalýntýsýný önlemek için bu yýl ‘reçeteli sistem’ baþlamýþtý. Ama Türkiye’den Almanya’ya ihraç edilen armutlar geçen yýl olduðu gibi bu sene de amitraz kalýntýsý yüzünden geri gönderildi. Baden-Württember Gýda Kontrol Dairesi’nin yaptýðý kontrollerde Türkiye’den ithal edilen armutlarýn amitrazýn sýnýr deðerlerinin üzerinde tespit edildiði açýklandý. Bu yýl farklý ülkelerden 45 örneðin analiz edildiðini açýklayan yetkililer, sadece Türkiye’den gelen ürünlerde bu problemin yaþandýðýný dile getirdi. Güney Amerika’dan 12, Almanya’dan 10, Türkiye’den 8, Güney Afrika’dan 6, Ýtalya’dan 4, Ýspanya ve Hollanda’dan birer örneðin incelendiðini açýklayan Alman yetkililer, Türkiye’nin haricindeki ülkelerden gelen örneklerde amitraz kalýntýsýna rastlanmadýðýný, Türkiye’den gelen örneklerin hepsinde en üst sýnýr deðer olarak belirlenen 0,01 miligram/kiloyu aþan düzeyinde kalýntý tespit edildiði belirtilmiþtir.
Bakanlýk açýklamasýnda ‘Sadece AB veya diðer ülkelere ihraç ürünlerinde deðil ayný zamanda kendi ülkemiz vatandaþlarýna güvenilir ürün saðlanmasý, tarýmsal ürünlerde pestisit kalýntýlarýnýn önlenmesi, kimyasallarýn güvenli kullanýmý ve çevrenin korunmasýna yönelik Bakanlýðýmýzca Risk Bazlý Bitki Koruma Ürünleri’nin Yasaklanmasý kapsamýnda 31 Aralýk 2008 tarihinden itibaren amitraz dahil 75 adet, 31 Aðustos 2009 tarihinden itibaren 49 adet aktif maddenin ithalatý ve imalatý durdurulmuþtur’ diyerek, kendisini temize çýkartýrken, üreticileri de sanki yasaklanmýþ bir ilacý kullanmýþlar gibi itham ediyor. Bu ilaçlarýn kullanýmý eldeki stoklar bitene kadar serbest býrakýldý. Bunu Tarým Bakanlýðý hep yapýyor. Sebebi ise eldeki stoklarýn imhasýnýn büyük problem oluþturmasý. Birtakým ilaçlarý saðlýk açýsýndan riskli olduklarý gerekçesi ile yasaklýyor, ancak bunlarýn eldeki stoklarýný imha ederek ve ettirerek deðil de çiftçiye kullandýrarak erittiriyor.

Bursa Bölgesinde Zeytinde Dane Dökümü
Bu yýlki zeytinde rekolteyi etkileyen en önemli olaylardan biri de zeytinde dane dökümünün geçen yýla oranla fazla olmasýdýr. Çiftçi bu yýlki verimden þikâyetçi. Aðaçtaki mahsulün büyük bir çoðunluðunun dibine dökülmesinden, zeytinin aðýrlýkta yaðlýða gitmesinden þikayetçiydi. Sebepleri için birçok þey söylendi. Gemlik Ýlçe Tarým Müdürlüðü’nün açýklamasý; bu yýlki Zeytin Güvesi zararlýsýnýn ergininin (kelebeðin) sap dibi dönemi dediðimiz zamanda beklenilenden fazla zarar yapmýþ olmasý ve Eylül ayý içinde dökümlerin çok olmasý yönünde olmuþtur. Elbette bununda etkisi fazlaydý, ancak buna baðlý olarak çiftçinin sýkýntýlarýndan bir diðeri de,bu yýl yürürlüðe giren zirai ilaçlarýn reçeteli satýþ dönemine geçiþ süreci olduðundan, ilaçlarýn yeterli dozajlarda attýrýlmamasýna ve zamanýnda ilaçlama yapýlmamasýndan kaynaklandýðý da bir diðer sorunlar arasýndaydý. Yine bu yýl hasat dönemine yaklaþýldýðýnda, Zeytin Kara Koþnil zararlýsýnýn Ekim-Kasým aylarýnda devre yapmýþ olmasý, zararlýnýn beslenme esnasýnda salgýlamýþ olduðu tatlýmsý maddeden doðan yapýþaklýk (fumajin), zeytinlerde büyük zarara yol açmýþtýr. Tabi ki bu olumsuz þartlarýn yanýnda zeytin piyasasýnýn düþük olmasý, tüccarlarýn ve Marmara Birliðin barem fiyatlarýný düþük tutmasý, çiftçinin yapýlan masraflarýný karþýlamakta güçleþtirmiþtir. Dilerim 2010 yýlý; çiftçimiz için kazancý bol, ürünü bereketli bir yýl olur…
KAYNAKLAR:
Hasad Bitkisel Üretim Dergisi Mart- Kasým- Aralýk 2009 sayýlarý
http://kalburda.com/f8/ekonomide-bir-yili-boyle-geride-biraktik-45462/
http://www.kanalvip.com.tr/haber_detay.asp?ID=29143&baslik_id=38
N.Özge BÝLGÝN
Ziraat Teknikeri
bilginozge@gmail.com
|